Anasayfa » Boya & İzolasyon » İnşaattaki Arz Fazlası Bizleri Etkiliyor

İnşaattaki Arz Fazlası Bizleri Etkiliyor

Niğde ilinde faaliyet gösteren Derinöz Ticaret, hırdavat ve nalburiye başta olmak üzere inşaat alanında bulunduğu bölgede hizmet vermeye devam ediyor. Derinöz Ticaret satınalma müdürü H. İbrahim Ak, nalbur, hırdavat ve inşaat alanında sürdürdükleri faaliyetler, bölge ekonomisi ve sanayi hakkında gelişmeler, sektörle ilgili yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerileriyle dergimizin bu ayki sayısında bizlere bilgiler verdi.

 

Öncelikle firmanızın kuruluşu ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

 

Firmamız 1980’li yıllarda inşaat, hırdavat ve nalburiye sektöründe Derinöz Ticaret ünvanı altında ticari faaliyetine başladı. Ocak 1995 tarihinden itibaren ise Derinöz İnş. Mlz. Tic. San. Ltd. Şti. unvanı altında ticari faaliyetine devam etmektedir. İlk önce sadece perakende satış olarak hırdavat sektöründe hizmet vermekte iken, süreç içerisinde inşaat, perakende mağazacılık ve toptan satış alanlarında da faaliyet göstermeye başlamıştır.

 

Firmanızın ürün gamı hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi markaların satışını gerçekleştiriyorsunuz?  Kendi üretiminiz veya markanız varsa bahsede bilir misiniz?

 

Merkez şubemizde tesisat, hırdavat, nalburiye, boya, mekanik tesisat, ısıtma iklimlendirme alanlarında sektöründe lider firmalar ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Fırat Plastik Kauçuk A.Ş. , Ege Yıldız Pazarlama A.Ş. , Polisan Boya A.Ş. , Elmor A.Ş. ana bayiliğini yaptığımız markalardır. Ayrıca Dekor, Hassan, Akfiks, Akçalı Boya, HGS marka ürünler, Favori Boya, İzeltaş, Makita, Eca, Demirdöküm, Bosch el aletleri ürünleri ana dallar olmak üzere binlerce ürün çeşitliliği ile toptan ve perakende olarak müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Ayrıca seramik sağlık gereçleri alanında 2016 yılı içerisinde perakende sektöründe hizmet vermek üzere 1.000 metrekare kapalı alanda müşterilerimize hizmet vermek üzere şube açmış bulunmaktayız. Şubemizde Kütahya Seramik, ECA, Vitra, Artema, Penta Grup, Turkuaz, Roca NSK gibi seçkin marka ve ürünleri ile müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz.

Ayrıca konut yapımı alanında müteahhitlik faaliyetiyle şehrimizde müşterilerimize kaliteli yaşanabilir konutlar üretmeye devam ediyoruz.

 

Bayiliğini yaptığınız markalarla ilgili yaşanan sıkıntılar nelerdir? Üretici firmalardan beklentileriniz nelerdir detaylı bir şekilde bahseder misiniz? Yeni ürünlerle ilgili teknik olarak detaylı bilgiye ulaşa biliyor musunuz? Neler söylemek istersiniz?

 

Bayiliğini yaptığımız markalarla ilgili yaşanan sıkıntılardan bahsedecek olursak; modaya bağlı değişimlerin inşaat sektörüne yansımasından dolayı çok sık ürün ve ebat değişimi hurda stok yığılmasına yol açmakta; bu da totalde ciddi bir maliyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca arızalar için her üründen stokta bulundurmazsanız bir tadilat anında müşterinizi mağdur etmek durumunda kalınması ciddi bir stok alanını gerekli kılmaktadır.

Yoğun rekabet şartları ve pazarın küçülmesi her tedarikçinin her ürünü değişik yerlerden bulma imkânı bayiliğin maliyetlerini gün geçtikçe büyütmektedir.

Satış hedefleri ve şartlar bazen plansız ve aşırı stok yapmayı zorunlu kılmakta bu da stok maliyetlerinin ve kontrol maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır.

Bazen bayiliğini yaptığınızdan dolayı satmadığınız bir ürünün teknik desteğini sunmak zorunda kalmanız zaman ve enerjiyi kaybına neden olmaktadır.

Bir kısım bayiliğini yaptığınız ürün diğer satıcılara aynı şartlardan ulaşma olayına sıkça rastlamaktayız. Kısaca bunun gibi sorunlarla karşılaşmaktayız.

Üretici firmalardan beklentilerimize gelecek olursak; piyasa şartları çok kırılgan ve esnek, bazen ürün sevkiyatlarında aksama ve gecikmeler yaşanabiliyor. Ayrıca üretici firmalar piyasaya sunduğu ürünleri piyasadan çekse dahi bu ürünler konusunda sorunları çözecek miktarda stok bulundurması belki düşünülebilir.

Yeni ürünlerle ilgili teknik olarak yeterince bilgilendirildiğimizi düşünmüyoruz. Üretici firmanın pazarlama personelinin satış odaklı aktarımları ile çoğu zaman yetinmek durumunda kalıyoruz. Müşteri ile üretici firma arasında bağlantıyı kuran ara yüz konumundayız ve çoğu zaman müşteri memnuniyeti adına üretici firmadan daha fazla teknik destek vermek durumunda kaldığımız oluyor.

Teknoloji ve hızın çok arttığı bir zamanda yaşıyoruz, değişikliklere çok çabuk ayak uydurabilecek, değişimlerden en az etkilenecek bir firma yapısına bürünmek günümüz piyasa şartlarında ayakta kalmanın ön şartı olarak durmaktadır. Ürünün fiyatı o fiyattan o ürünü alacak kişi olduğu sürece bir anlam ifade etmektedir.

 

Satış pazarlama faaliyetlerinizi nasıl yürütüyorsunuz? Satış sonrası hizmet ile ilgili neler söylemek istersiniz? Müşterilerinizin ihtiyaç ve talepleri ne yönde oluyor? Yönlendirme yapıyor musunuz?

 

Firmamızda satış ve pazarlama alanında personel istihdam edip pazarlama elemanı desteğini de kullanmaya başlamış bulunmaktayız. Şu anda ilimizde yirmiden fazla satış noktasına ürün tedarik etmekteyiz. Bu işletmeler tali bayimiz statüsünde bulunmaktadır. Bu firmalar ile çoğunlukla bağlantılı çalışmaktayız. Toptan satış haricinde merkez ve şubemizde ilgili müşteri temsilcilerimiz kanalıyla mağazalarımızda müşterilerimize ürünleri ulaştırmaktayız. Güven ve ihtiyaca cevap verecek güce sahip olmak, bunu korumak gibi sorumluluklarımız var. Bu sorumlulukları eksiksiz yerine getirmek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Unutulmamalı ki firmanın zirveye çıktığım dediği nokta düşüşe başladığı noktadır. Biz tırmanmaya devam ediyoruz, bunu da müşterilerimiz takdir ediyor ve bizimle çalışmaya devam ediyor. Biz müşterilerimizin sadece ürün ihtiyacını karşılayan nokta değiliz, gerçek manada dostu, gerçek manada çözüm noktasıyız. Rakip değiliz, önceliğimiz müşterimizin büyümesi, büyümesi sağlıklı ise ve buna bizim bir katkımız oluyor ise biz bu durumdan memnun oluruz.

 

Üretici firmanın tanıtım, reklam ve kampanyaları sizleri ne derece etkiliyor? Satışlarınızın artmasında etkili olduğunu düşünüyor musunuz?

 

Elbette ki üretici firmanın tanıtım ve reklam kampanyaları satışlarımızı olumlu yönde etkilemektedir. Ürüne olan talebin oluşması ürünün var olduğunu ve ürüne ihtiyacın olacağının hedef kitleye ulaştırılması genelde üretici firmaların reklam kampanyaları ile mümkün olmaktadır.

 

Bölgenizin ekonomisi ve sanayi gelişim hızı ile ilgili neler söylemek istersiniz?İnşaat sektörü ile nalbur ve hırdavat sektörünün gelişimi doğru orantıda ilerliyor mu? Satışlarınıza etkisi ne yöndedir?

 

Bölgemizde sanayi gelişimi oldukça yavaş ilerlemektedir. İnşaat sektörünün ise aşırı yoğun oluşu sebebiyle ilimiz konut stok fazlası riskiyle karşı karşıyadır. Son yıllarda üretilen konut sayısı satılan konut sayısından çok fazla olması bu beklentimizi desteklemektedir. Sektörel durgunluk demesek de konut üretimine karşı talebin yetersiz kalması veya kontrolsüz konut üretimi bu sonucu hızla hazırlamaktadır. Bu durum çoğu müteahhidin ödeme darboğazı ile karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. İnşaat sektöründeki dengesiz ve desteksiz büyüme sorunu sadece ilimizin değil ülkemizin sorunu olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Önümüzdeki günlerde inşaat sektöründe iflas fırtınasının yaşanabileceği düşüncesi bizleri daha temkinli davranış sergilemek zorunda bırakmaktadır. Nihayetinde bizlerin en önemli müşterisi müteahhitlerden oluşmaktadır.

 

Bölgenizde hırdavat ve nalbur sektöründeki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? İlinizde size göre tahmini olarak kaç hırdavat ve nalbur dükkânı var? Rekabette fark oluşturmak için neler yapıyorsunuz? Müşterileriniz sizi neden tercih ediyor?

 

Bölgemiz bir açık pazar konumunda, çevremizde bulunan büyük illerin ortak pazarı konumunda bulunmaktadır. Rekabet oldukça yoğun fakat biz firma olarak rekabetin dişlileri arasında ezilmekten uzak durmayı daha doğru buluyoruz. İlimizde her noktada aynı fiyattan kar ederek satabileceğin ürünlere rafımızda yer ayırıp güçlü olduğumuz alanlara ağırlık vermekteyiz. Buna bir nevi alt dallarda uzmanlaşma da diyebiliriz. Her rakip kendi silahını kullanmakta bu sayede satıcılar olarak doğal bir ittifak kurulmuş oluyor ve bu sayede yoğun rekabetin firmalara zarar vermesinin önüne geçilmiş olunuyor. İlimizde tahmini 50 civarında hırdavat ve nalbur dükkânı bulunuyor.

 

2018-2019 yılı için öngörüleriniz nelerdir? Bir yol haritanız mevcut mu?  Hedefleriniz nelerdir?

 

2018-2019 yılı için fiyat artışına bağlı ciro artışları olsa da reel manada büyüme beklemiyorum. Ülkemizde ve bölgemizde firmaların borç yükü çok fazla, bu da her işletmeyi riskli işletme konumuna almaktadır. Bu bağlamda artan faiz ve borçlanma maliyetindeki artışlar, enflasyonu körükleyecektir. Faiz oranlarında düşüş, borçlanma imkânlarında kısıtlama getirilmesi, uzun vadeli yatırımlara gerçek sermayesi bulunan girişimcilerin yatırım yapmaya razı olması ile bir yol alınabilir. Aksi takdirde 2018 ve 2019 yıllarının çok zor geçeceğini düşünüyorum. İlimizde inşaat sektöründeki arz fazlası beklentisinden dolayı yeni şantiye açmadık ve açmamakla çok yerinde bir hamle yaptık. Hedeflerimiz, öncelikle ayakta kalmak, gücümüzü ve itibarımızı korumak ve bunu sürdürülebilir bir hale getirmektir.

 

Nalbur ve Hırdavat sektörü ile ilgili yaşanan sıkıntılar nelerdir? Madde olarak saya bilir misiniz? Bu konuda çözüm önerilerinizi sıralayabilir misiniz?

 

Nalbur ve hırdavat sektörü ile ilgili yaşanan sıkıntılar;

–           Piyasaya kayıt dışı ürün sunulması, kayıt dışı ticaret haksız rekabete sebep olmaktadır.

–           Kayıt dışı ürünlerde kontrol ve insan sağlığına olası olumsuz etkisi konusunda hiç kimse bilgi sahibi değildir.

–           Merdiven altı imalat ve üreticilerin miktar ve gramajda oynayarak haksız kazanç temini çabası art niyetli üreticilerin yalanına bizleri de ortak etmektedir.

–           Düşük kaliteli ürünler ve bunların insan sağlığına etkileri konusunda yeterince kontrol çalışmaları yapıldığını düşünmüyorum.

 

 

Büyük Yapı Marketler yerel esnafa etki ediyor mu? 

 

Büyük yapı marketlerin yerel esnafa çok fazla etki ettiğini düşünmüyorum.  Yerel esnaf sadece hırdavat-nalburiye alanında faaliyet yürütse durum değişir ama şu aşamada büyük yapı marketten daha iyi şartlarda raflarda ürünlerimiz bulunmaktadır ve bu ürünler ciromuzda büyük bir paya sahip değildir. Bu nedenle büyük yapı marketler bizleri çok fazla etkilememektedir.

 

E- satış siteleri (nalbur-hırdavat malzemeleri üzerine) hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? E- satış sitesi kurmayı düşünüyor musunuz?

 

Müşteri ürünü görmek istiyor, bire bir bilgi almak istiyor, servis konusunda zaman kazanmak istiyor bu nedenle nalbur hırdavat malzemeleri konusunda e-satış sitelerinin etkisi büyük yapı marketlerinin etkisinden fazla değildir. E-Satış sitelerinin bence en büyük rakibi büyük yapı marketlerdir.

 

Sektörün geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?

 

İnsanın barınma ihtiyacı olduğu sürece insan konforunu artırmaya hizmet eden dolaylı tamamlayıcı ürünler için her zaman talep olacaktır. Sektör teknolojiden payına düşeni alacaktır. Gelişmeye ve yeniliğe açık olmak, değişimlere hızlı ayak uydurabilmek en uygun stok ile asgari stok maliyetine katlanmak ve maksimum müşteri memnuniyetini yakalayacak stok düzeyini çok iyi tespit edebilmek bizim gibi firmalar için yerinde davranış olacaktır.

 

2019 yılı Mart ayında 3.İstanbul Hırdavat Fuarı düzenlenecek. Uzun yıllardır sadece hırdavat ve nalbur alanında bir fuar düzenlenmemişti. Bu açıdan düşündüğünüzde hırdavat fuarıyla ilgili düşünce ve beklentileriniz nelerdir?

Yılda bir veya iki fuar da olsa takip etme imkânımız oluyor, sektörel olarak fuarlar çok spesifik düzeye indirgendi. Senede bir veya iki fuar ile sınırlama yaptığımızda yapı fuarı ve seramik banyo fuarını takip edebiliyoruz. Firma olarak ayrıca hırdavat fuarına da katılmayı düşünüyoruz.

 Son olarak neler eklemek istersiniz?

 

Hangi sektörde faaliyet gösterirsek gösterelim, öncelikle çalışkan olmak zorundayız, mal ve gösteriş ile itibar kazanılmayacağını bilmek zorundayız. Değişimlere çabuk ayak uydurabilmek zorundayız. Ülkemiz zorlu bir ekonomik süreçten geçmektedir. Bu süreci az hasarla atlatabilmemizin tek yolu kendi küllerimizden gerekirse yeniden doğmasını bilmekten geçeceğini unutmamak gerekir. Unutulmamalı ki her fırtına verimli toprakları da bazen önüne sunar, öncelikli hedef fırtınadan sağ çıkmak olmalı sonra fırtınanın önüne serdiği imkânlardan yararlanmak isteğe bağlı. Ülkemizin yabancı sermayeye ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Yabancı sermaye ile milli sanayi hamlesini gerçekleştirmenin mümkün olamayacağını düşünüyorum. Ülkemizin dünya ile rekabet edebilecek güçlü kuruluşlarına ihtiyacı var. Ekonominin kırılgan olması bazı kesimlerin işine gelebilir belki ama ülke ekonomimizin işine gelmediği kesin. Görüş ve düşüncelerimizin olumlu bir etki bırakmasını umuyor, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyoruz.