EN YENİ

Amaç Bağcıyı Dövmek Değil Üzüm Yemek

bagcı2015 Yılı ile birlikte kurlardaki dalgalanma özellikle ithalat yapan firmalar açısından negatif başladı.

Bu olumsuzluktan hırdavat sektörü de maalesef payını aldı. Hırdavat sektöründe yaptığımız araştırma ve görüştüğümüz ticari otoritelerin büyük çoğunluğu 2015’in ilk 3 ayında daralma yaşadıklarını ve geçen yıla oranla ciro kayıplarının olduğunu belirttiler.  Hal böyle devam ederken Şubat ayı itibari ile 130 kalem ithal ürüne yüzde 25 ek vergi zammı geldi. Nalbur teknik Dergisi olarak konu üzerinde detaylı bir araştırma yaptık fakat hiç bir resmi kurum ve sivil toplum kuruluşundan açıklama yoktu. Malumunuz sektör ile alakalı zaten bir sivil toplum kuruluşu yok. Konuya ilişkin resmi kurumlardan açıklama talebimiz oldu fakat aylık periyotta ilerlememiz ve bürokrasinin yavaş yürümesi ile Nisan sayısı için bir netice alamadık. Nisan sayısı ile öncelikle siz okuyucularımızın görüşlerine yer verip Mayıs sayısı ile de ilgili kurumların görüş ve önerilerine yer vereceğiz.

Gelelim ithalattaki vergi zammına. Geniş bir çerçeveden baktığımızda bu tür ithalat zamları yerli üreticiyi desteklemek için yapılır, ki geçmiş zaman dilimlerinde böyle oldu. Örneğin ayakkabı sektörüne aynı mantık ve aynı oranda bir vergi zammı getirilmişti. Bu zam ile birlikte ayakkabı üreticileri odası başkanı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’ye teşekkürlerini iletip ithal ayakkabı çöplüğüne dönen Türkiye’de, konuyu üreticiyi güçlendirecek bir hamle olarak yorumlamıştı. Aynı paralelde hırdavat sektörü yerli üreticilerine bakalım. Artık hırdavat sektöründe de yerli üretim durma aşamasında. Peki bu zam ile birlikte ayakkabı sektöründe olduğu gibi hırdavat sektöründe de yerli üretici hareketlenecek mi sorusu soruluyor ama aldığımız yanıtların büyük bir kısmı bu konuda olumsuz görüş belirtti. Olumsuz görüşlerin dayanak noktası Türkiye’de artık 130 kalem üründen çoğunun üretiminin yapılmadığı ya da yurt dışından patentli ürünlerin Türkiye’de nasıl üretileceği sorunsalı. Çoğunluk öngörüsü  Türkiye’de yerli üretimi desteklerken uzun zamandır Uzakdoğu menşeili ürünlerin piyasayı işgal ettiği ve şu aşamada tekrardan üretimi canlandırmanın zor olduğu. Bir diğer yaygın görüşün ise bu zammın her hâlükârda son kullanıcıya yansıyacağı. Doların yükselmesi ithalat ile birlikte artan maliyet firmaya, sonra toptancıya daha sonra da son kullanıcıya yük oluşturacak deniliyor. Piyasada genel bir rehavet ve temkinli ilerleyiş olsada 2015’in 2’inci yarısında bu belirsizliğin ortadan kalacağına dair düşünceler en azından temenniler azımsanamayacak kadar çok .

Muallakta olan bu konu ne yönde ilerler bilinmez ama piyasanın en genel kanaatinin fiyat ürün denklemi içerisinde haksız rekabete girmeden ticari yaşantılarına devam etmek. Bu açıdan firmalar  amacın bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olduğunu belirterek, kurların sabitleneceği ve ithalata getirilen vergiler ile piyasada belirsizleşen  ticari karamsarlığın ortadan kalkacağı günü bekliyorlar.

Bizlerinde temennisi hem üreticinin hem ithalatçının zarar görmeden makul bir çözüm ışığında ticari hayatlarına engellere takılmadan devam etmeleri.

Latest Posts

spot_img

KAÇIRMAYIN

HABERDAR OLUN

Nalbur sektöründen en son haberler e-postanıza gelsin.