Cumartesi, Aralık 10, 2022
spot_img

EN YENİ

“Made İn Türkiye Etiketiyle Ürünlerimizi Gururla Yurt Dışına İhraç Ediyoruz”

İST İşçi Sağlığı Teçhizatı San. Tic. Ltd. Şti. İhracat Müdürü Doruk Türkuçar:

“Made İn Türkiye Etiketiyle Ürünlerimizi Gururla Yurt Dışına İhraç Ediyoruz”

 

İş Güveliği ve İşçi Sağlığı alanında başta endüstriyel ısı ve aleve dayanıklı koruyucu elbiseler olmak üzere birçok farklı sektöre farklı nitelikteki ürünleri ile hizmet sunan İST (İşçi Sağlığı Teçhizatı San. Tic. Ltd. Şti.) kendi sektöründe dünyanın en iyi bilinen üreticileri ile rekabet ederek 60’dan fazla ülkeye ürünlerini ihraç ediyor. Avrupa standartlarında sertifika ve belgelere sahip olan İST, ürünlerinin kalitesi ile birçok ülkede kabul görüyor.

Türkiye’de çok kaliteli ürünler üretilmeye başlandığını ve Türkiye menşeili ürünlerin çekiciliğinin son yıllarda arttığını belirten İhracat Müdürü Doruk Türkuçar, üreticilerin ve tüketicilerin daha fazla bilinçlenmesi ile birlikte dünya genelinde artan rekabetin ülkemizde üretilen ürünlerin kalitesini arttırdığını söylüyor. Türkiye’nin, kendilerinin ve diğer yerli üreticilerin çabalarıyla KKD ve iş güvenliği ekipmanları konusunda dünyada önemli bir konuma sahip ülkelerden biri olarak görülmeye başlandığını dile getiren Doruk Türkuçar, “Made in Türkiye” etiketleriyle ürünlerini gururla yurt dışına ihraç ettiklerinin altını çiziyor. Gündemdeki çalışmaları ve sektörle ilgili bilgilerini bizimle paylaşan Doruk Bey ile dosya konumuz çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.

Firmanız hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? İş güvenliği alanında hangi ürün gruplarınız ile hizmet veriyorsunuz?  Ürün gamınızdan bahseder misiniz?

Şirketimiz uzun yıllardır endüstriyel ısı ve aleve dayanıklı koruyucu elbiseler, başlık ve içlikler, elektrik arkından koruyucu elbiseler, itfaiyeci elbiseleri, alüminize yangına yaklaşma elbiseleri, erimiş metal sıçramalarına karşı koruyucu dökümcü ve kaynakçı elbiseleri, acil duş ve göz/yüz yıkama çeşmeleri, kimyasal saklama ve taşıma kapları, sızıntı toplama paletleri ve dekontaminasyon ünitelerinin üretimini yapmakta ve bu ürünlerin tasarımı, kullanımı, tedariği ve bakımı konusunda müşterilerine eksiksiz bilgi ve belge sunmaktadır.

Ayrıca firmamızın şu anda 60’ın üzerinde farklı ülkeye ihracatı bulunmaktadır. Yurt dışında “IST Safety Ltd” olarak markalaşmış firma adımızla da biliniyoruz.

Acil güvenlik duşlarımızda “ISTEC® Showers & Eyebaths” markamız, koruyucu elbiselerimizde ise “FYRPRO®”, “FYRAL®”, “ELECTPRO®” gibi markalarımızla büyük ölçüde bilinirlik elde etmiş durumda olmakla beraber artık farklı ülkelerde yapılan ürün arayışlarında kendi markalarımızla alıma çıkılan şartnamelerle gelen taleplerle birçok kez karşılaşmaktayız ve bu bize gurur vermektedir.

İnsan sağlığını doğrudan ilgilendiren ve sorumluluğu büyük olan bir sektörde faaliyet gösteriyorsunuz. Bu noktada doğru ürünü nasıl tanımlarsınız? Kaliteli KKD ürünlerinde hangi özelliklerin bulunması gerekiyor? Firmanız bu noktadaki konumu hakkında neler söylersiniz?

Öncelikle bir KKD mutlaka ilgili Avrupa standardında verilen performans gerekliliklerini en az izin verilen değerlerde karşılaması gerekmekte ve bitmiş ürünler, en son versiyon standartlara göre sertifikalandırılmış olmalıdır. Bu sertifikasyonlar ve test raporları onaylanmış kuruluşlarca ve (EU) 2016/425 regülasyonuna göre düzenlenmiş olmalıdır. Sertifikalar bitmiş ürüne düzenlenmelidir ve “EU Type Examination Certificate” adı ile yayınlanmalıdır. Eski “EC Type examination certificate” adı ile yayınlanan sertifikalar geçerliliğini yitirmiştir. Tüketicilerin bu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir. Sertifikaların üzerinde belgeyi veren onaylı kuruluşun numarası yazmalıdır. Sertifikayı veren onaylı kuruluş, Avrupa Komisyonu’nun (EU) 2016/425 regülasyonu uyarınca yetkilendirdiği resmi onaylı kurumlardan biri olmalıdır. Belgeyi veren bu onaylı kuruluşun dört haneli kodu, ürün etiketindeki CE işaretinin yanında yazılı olmalıdır. Eğer sertifikanın geçerliliği veya orijinalliği ile ilgili bir çekince yaşanırsa mutlaka ürünün etiketinde numarası yazan onaylı kuruluşa ürün belgesi gönderilerek sertifikanın geçerliliği sorgulanmalıdır. Üreticiden “EU Declaration of Conformity/AT Uygunluk Beyanı” istenmesi de unutulmamalıdır. Dikkat edilmelidir ki bu belge bir sertifika değildir ve sertifika eşliğinde üretim yapma hakkına sahip olan üreticinin hazırladığı bir deklarasyondur. Bilinçli bir üretici bu belgeyi tüketicisine hemen sunabilecektir.

Özellikle ısı ve alevden koruyucu elbiselerde karşımıza sıklıkla çıkan bir problem, bazen ürünlerin sertifikalarının bitmiş ürün (ceket/mont-pantolon veya tulum) olarak değil de üründe kullanılan kumaşların test raporu veya sertifikalarıyla verilmeye çalışılmasıdır. Bu son derece yanlış ve yasal olmayan bir uygulamadır. Firma olarak bu konuda tüketicilere yol göstermeye çalışıyoruz. Tüm ürünlerimizin sertifikaları ve CE işaretlemeleri mevzuata uygun şekilde yer almaktadır. Aksi takdirde zaten ihracat yapamaz ve yurt dışı müşterimizin güvendiği bir tedarikçi konumunda olamazdık.

Pandemi sürecinin etkisi satış ve pazarlama faaliyetlerinize nasıl yansıdı? Bu dönemde pazarlama faaliyetlerinizi nasıl şekillendirdiniz?

Koruyucu ürünler ürettiğimizden dolayı çok negatif bir etkisi olduğunu söyleyemem; zira tüketicilerin ürettiğimiz ürünlere iş güvenliği önlemleri bakımından daima ihtiyaçları bulunmaktadır. Ancak müşteri ziyaretleri gibi aktif pazarlama olanaklarımızı ve uluslararası fuar katılımlarımızı bir hayli etkilediğini söyleyebilirim. Ancak bu tür olumsuzlukları da yenilikçi dijital pazarlama teknikleri ile avantaja çevirmeye çalıştık ve bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Artık satış ve pazarlama faaliyetlerinin de günümüz şartlarında evrim geçirdiğini izlemekteyiz ve bu yenilikleri kendi şirketimizin pazarlama modeline entegre ederek müşterimize online yöntemlerle de ulaşabiliyoruz.

Fakat pandemi sürecinin etkilerinin azalmaya başladığı şu günlerde fuar katılımları gibi yüz yüze toplanmalara da tekrar başlamaktayız. İlk olarak İstanbul TOS+H ve daha sonra Hannover Interschutz fuarlarında ürünlerimizi sergiliyor olacağız.

Dünya genelinde KKD ürünleri ile Türkiye KKD ürünlerin üretimini karşılaştıracak olursak Türkiye’yi nasıl konumlandırırsınız?

Türkiye’de çok kaliteli ürünler üretilmeye başlandı ve Türkiye menşeili ürünlerin çekiciliğinin son yıllarda arttığını görüyoruz. Geçmiş yıllara oranla hem üreticilerin hem de tüketicilerin daha da bilinçlenmesi ve dünya genelinde artan rekabet ile ülkemizde üretilen ürünlerin kalitesinin her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Birçok ürün grubunda geçmiş yıllarda, özellikle Avrupalı firmalarla rekabet ederken, şimdi Avrupalı üreticilerin bizim ürünlerimizle rekabet etmeye çalıştığını söylemek sanıyorum yanlış olmaz. “Made in Türkiye” etiketleriyle ürünlerimizi gururla yurt dışına ihraç edebiliyoruz.

 Çevre politikası ve sürdürülebilirlik ile ilgili yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Sürdürülebilir tekstil ürünleri kullanımında mutlaka Oeko-Tex® ürün etiketli veya sertifikalı ham maddeleri tercih etmekteyiz. İhracatlarımızda özellikle “GoGreen” sürdürülebilir ve çevre dostu kargo taşımacılığı kullanmaya çalışmaktayız. Firma olarak atık yönetimine dikkat etmekteyiz ve geri dönüşümün öneminin farkındayız. Şirket içerisinde geri dönüşüme uygun atıkları ayrı toplamakta ve çevre dostu temizlik malzemeleri kullanmaktayız. Ürünlerimizin ambalajlarında plastik gibi doğaya zararlı atıklar kullanmamaya özen göstererek, karton ambalajlar kullanıyoruz. Kağıt israfının önüne geçmek için birçok ürünlerimizin kullanım kılavuzlarının web sitemizden QR kodları ile erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Ürünlerimizin gerek kalite gerekse de yenilikçi dizaynı ile çok uzun yıllar kullanılabilmesini sağlıyoruz. Bunun için doğru hammaddelerle üretilen ürünlerin doğru bakımının yapılarak kullanım ömürlerini artırabileceğimize inanıyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki süreçte “Made in Green” sertifikasına sahip firmalardan biri olmaktır.

Sektör açısından yaşanan sıkıntıları başlık altına sıralarsak neler söylemek istersiniz? Yönetmeliklerle ilgili sıkıntı ya da değişmesi gereken maddeler var mı? Bu konudaki fikirlerinizi almak isteriz.

Öncelikli olarak temennimiz, EN 469, EN 1486 gibi yangına müdahale elbisesi ürün belgelendirmelerinde zorunlu olarak yurtdışında yaptırmak zorunda kaldığımız pahalı testlerin akredite laboratuvarlarının Türkiye’de de kurulması ve bu testleri kendi ülkemizde yaptırarak yurt dışına vereceğimizin yüksek sertifika ücretlerinin ülkemizde kalmasının sağlanmasıdır.

Bunun dışında, CE işaretsiz ve doğru sertifikası bulunmayan KKD’lerin piyasa gözetiminin ilgili kuruluşlarca daha etkin yapılması sağlanarak, güvenli ürün üreten üreticilerin ve satın alan tüketicilerin korunması sağlanmalıdır. Bunun için firma olarak kullanıcıları bilgilendirme eğitimleri düzenliyoruz. Bu türde eğitimleri ülke genelinde tüm sektör paydaşlarımızla beraber yapmamız farkındalığı artıracak bir unsurdur.

2021 yılı firmanız açısından nasıl geçti? Sektör açısından önümüzdeki dönemden beklentileriniz neler?              

2021 yılı ihracatımızı döviz bazında %35 bandında artırdığımız bir yıl oldu diyebilirim. Türkiye, bizim ve diğer yerli üreticilerin çabalarıyla dünyada KKD ve iş güvenliği ekipmanları konusunda önemli bir konuma sahip ülkelerden biri olarak görülmeye başlandı. 2022 yılı ihracatımız için de en az %50’lik bir artış ön görmekteyiz. Memnuniyetle söyleyebilirim ki, iyi referans olabilecek büyük itfaiyeler, belediyeler, havalimanları, petrol ve gaz şirketleri ve fabrikalar gibi son kullanıcılara sağladığımız ürünler ve aldığımız güzel geri bildirimler sayesinde hem itfaiyeci elbiseleri ve diğer koruyucu elbiseler hem de acil güvenlik duşlarımızın ihracatı günden güne büyük ölçüde artıyor.

Son olarak sektörün durumuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Sektörümüzün öneminin kullanıcılar nezdinde de giderek arttığını mutlulukla izlemekteyiz. Bunun sebebi olarak, denetimlerin sıkılaşması ve iş güvenliği alanında bilinçlenmenin artmasını söyleyebiliriz. Bu sayede kullanıcılar ve işverenler iş güvenliği önlemlerini daha da ciddiye almakta, kalite, performans ve sürdürülebilirliği maliyet unsurunun önüne geçirmektedirler. Bu sebeple giderek de büyüyen bir sektör olacağını ön görmek çok da zor değil. Örnek vermek gerekirse, yıllardır üretimini ve ihracatını yaptığımız güvenli kimyasal saklama kaplarından yerli firmalardan yakın geçmişe kadar hiç talep almazken, son yıllarda bu ürünün de öneminin anlaşılması nedeniyle yoğun talepler almaktayız. Ayrıca dünyada bazı ülkelerde iş güvenliği politikaları bizden önce yerleştiğinden dolayı Türk aktörlerin de sektörde boy göstermesiyle global bir pazarın parçası olunmuştur. Bu nedenle önemli miktarda ihracat olanağı oluşmuş ve artarak devam ederek ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Özellikle tekstil ülkesi olduğumuz için teknik tekstilin de iş güvenliğine katkısı ile iyi bir ivme kazanılmıştır.

Latest Posts

spot_img
spot_img
spot_img

KAÇIRMAYIN

HABERDAR OLUN

Nalbur sektöründen en son haberler e-postanıza gelsin.