Karakuş Hırdavat San.ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Karakuş ile İstoç’taki şirket merkezinde keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Kalite, dürüst ticaret ve müşteri memnuniyetinden taviz vermeden, 45 yılı geride bırakan Karakuş Hırdavat’ın gelişim evrelerini ve çalışma prensiplerini sizlere aktarmaya çalıştık. RICO markasıyla sektörde önemli bir yer edinen Karakuş Hırdavat’ın yenilenen dinamik yapısı ve tecrübeli kadrosuyla istikrarlı büyümesine devam ettiklerini kaydeden Yusuf Karakuş,2013 yılında üretim için ilk adımı attıklarını ve hırdavat ürünlerini artık Türkiye’de üretmek istediklerini söyledi.
Öncelikle, Karakuş Hırdavat’ın kuruluşu ve bugünlere geliş süreci hakkında bilgi verir misiniz?
1969 yılında Tahtakale’de bir Han içinde 30 metrekarelik bir dükkânla başlayan ticari yaşantımızı üç safhaya ayırıyorum. Birinci safha, rahmetli babamın himayesinde kardeşlerimle beraber daha çok ticareti öğrenmeye çalıştığımız zamanlardı.1969-1980 yıllarına tekabül eder bu zaman dilimi. Bu dönemde piyasa her alanda boşluklar vardı. Günümüzde birçok büyük firma ve biz piyasanın o günlerdeki avantajlı durumunu çok iyi okuyup değerlendirdiğimizden bu günlere gelebildik. Bugünkü mevcut durumumuzu başta ahlaklı ticaret anlayışımıza, sonra da o zamanın piyasa şartlarına borçluyuz diyebilirim. İkinci safha 1980-1995 yılları arasıdır. Bu dönem ülkemizin dışarıya açıldığı ve ticaretin daha yoğun ve karmaşık bir hal almaya başladığı zamanlardır. Bizim ticaretimiz 90’lı yılların sonuna kadar hep iç piyasa ile idi.1995 yılından sonra yurtdışı piyasalarla tanıştık. Üçüncü safha ise 1995 den sonraki safhadır. Babamın 1995‘de vefatı ile birlikte şimdiki şirket yapımızı oluşturduk ve yurtdışı piyasalarla daha yoğun çalışmaya başladık.
Firmaya ait ürün gamından ve 2014 yılında öne çıkan ürünlerden bahsedebilir misiniz?
Ürün gamı olarak piyasadaki en geniş yelpazeyi bünyesinde barındıran birkaç firmadan biriyiz. Ürün gamımız yaklaşık 20 ana başlık altında ve bunlara ait 1.500 kalem farklı ölçüde üründen oluşmaktadır. 2014 yılında öne çıkan ürünler olarak; imalatına yeni başladığımız çektirme grubu, çekiç grubu, anahtar grubu, otomotiv grubunda kullanılan hassas cihazlar ve soketleri söyleyebiliriz.
İhracat çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? 2014 yılı sonu ihracat hedefleriniz nelerdir?
İhracat yaptığımız ülkeler genellikle ülkemize komşu olan ülkeler. Ermenistan, Gürcistan, Irak, İran, Libya, Bulgaristan, Sırbistan ve Kıbrıs’tır. İhracat için meslek kuruluşları ve odalarla hareket etmek yerine daha çok birebir görüşmelere ve firmalarla kendi yerlerinde görüşüp anlaşmaya önem veriyoruz. Bizim sektörde yurt dışı piyasaların eskisi kadar kazancı da yok cazibesi de. Günümüzde bilgiye ulaşmak eskisi kadar zor değil. İnternet vasıtasıyla dünyanın her yerine ulaşabiliyorsunuz. Elinde ufak bir sermayesi olan herkes istediği yerden ürün tedarik edebiliyor.
Bayileriniz ile ilgili yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Son tüketiciye ulaşan üreticiler hakkında görüşleriniz nelerdir?
Müşteri portföyümüz, çoğunluk olarak “kadim”(eski) olarak tabir edilen fakat canlılığını hep muhafaza eden, ticaretin katı kurallarıyla asla inşa edilemeyecek dostlukları da içeren bir manzumeye sahip ilişkiler bütününden oluşmaktadır. Uzun yıllar ticaret yaptığımız birçok müşterimizle aramızda oluşan dostluk ve yakınlık ve insani değerler de bizim için çok önemlidir. Biz genelde bütün müşterilerimize, özelde ise yıllardır yanımızda olan kadim müşterilerimize ailemizin birer bireyi olarak bakıyoruz. Elimizden geldiği kadar maddi, manevi sıkıntılarını da paylaşmaya çalışıyoruz. Vefalı olmaya çalışıyoruz. Bayilerimizle ve bizimle yeni alışverişe başlayan her müşterimizle diyaloğumuzu, şeffaflık ve saygı üzerine kuruyoruz. Hiç bir bayimizi ve müşterimizi, dürüst olmak kaydıyla, hem bizden ürün alımlarında hem de bizim ürünlerimizi satmalarında, onları zor durumda bırakacak, herhangi bir ilkesizliğe asla girmiyoruz. Ticaretin tabii kuralları içinde kendi kazancımızı kolladığımız gibi müşterilerimiz ve bayilerimizin de kazancını önemsiyoruz. Ticari sahalardaki hudutlara çok dikkat ediyoruz. Maalesef eskiden “yazısız” olarak tabir edilen ve hayatın her safhasında son derece etkili olan kurallar artık yok. Verilen sözlerin ne olursa olsun tutulduğu, sözün senet olarak kabul edildiği günler mazide kaldı. Direk tüketiciye ulaşan, aradaki müteselsil bağı koparan ticaret anlayışı bizim ilkelerimize ters ve bizim ticaret mantığımızla bağdaşmıyor. Ahlaklı ticareti her zaman önemsedik ve önemsemeye de devam edeceğiz. Çok kazanma hırsıyla kuralları alt üst etmek kısa vadede kazandırsa bile uzun vadede kaybettirir. Allahü Teala’nın hayatın her katmanına koyduğu kanunlar ve kurallar olduğu gibi ticaretin de içine koyduğu kuralları vardır. Bu kuralları yıkmaya çalışan altında kalır. Bir müessesenin kimliği ve karakteri olmalı diye düşünüyorum. Müşteri bulma hırsıyla her yere ulaşmaya kalkarsanız boğulursunuz. Her şeyin kuralına göre hareket etmek lazım.
RICO markasının yüksek kaliteli ürünler kategorisinde olmasını ve karakuş hırdavatın piyasada ”iyi bir şirket” olarak tanınmasını sağlayan başlıca prensiplerinizden bahseder misiniz?
Üretim yapmak, somut veya soyut bir değer oluşturmak azim ve sebat işidir. İnsan olarak emekleme safhasından sonra yürümeyi öğreniyoruz. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de kıvamı yakalamak kararlılık ve sabır istiyor. Sürdürülebilir kaliteyi yakalamak ve bu çizgiyi muhafaza etmek için birçok faktörün aynı anda bir arada olması gerekiyor. RICO markasını piyasaya tanıttığımız günden beri, markamızın hep kaliteyle anılmasını istedik. İnsanlarda “ Demirden mamul bir eşyada kalite olsa ne olur olmasa ne olur” şeklinde yanlış bir kanaat var. Altında, gümüşte aranılan “ayar” demirde de var. Sürekli el aletleriyle hemhal olan usta eller ne demek istediğimi daha iyi anlarlar. Bilinçli kullanıcı demir de olsa teneke de olsa farkı hemen anlar. ”Cevahir kıymetin, cevher-i füruşan olmayan bilemez” demiş atalarımız. Kaliteyi yakalamak için kullanıcı görüşlerini ve fikirlerini çok önemsiyoruz. Bu anlamda bize gelen hiçbir bilgiyi kulak arkası etmiyoruz. Yoğun bilgi akışı için müşteri zincirini her zaman takip ediyor ve piyasadan ürünlerimizle ilgili mutat olarak bilgi topluyoruz.
2014 yılının ilk çeyreğinde pazara yön veren ve yılın geri kalanında sektörün hacmini etkileyebilecek gelişmelerden bahseder misiniz?
Sektörümüzün çok büyük bir kısmı halen ithalatçı olarak varlığını devam ettiriyor. Yurtiçi tüketim ihtiyacı ithalatla karşılanıyor. İçerideki üretim az ve cılız. Döviz kurlarındaki dalgalanma piyasamızın en büyük karın ağrısı ve kâbusudur. İthalatçı da tüketici de bu konuda son derece muzdariptir.2013 yılının aralık ayındaki döviz artışı ülke ekonomisini olumsuz etkilediği gibi bizi de olumsuz etkiledi. İthalatı kısmak için devletimizin 2010 yılı eylül ayında kilogram üzerinden vergi salınması uygulaması birçok firmayı zor durumda bıraktı. Benzer bir uygulamanın çıkması veya ithalatı kısmak için ek tedbirlerin alınması sektördeki dürüst, vergisini veren pek çok firmayı daha da zor durumda bırakır. Sektörümüzde üretim yapmak çok maliyetli ve meşakkatlidir. Piyasayı kendi haline bıraktığınızda ve dışarıdan herhangi bir müdahale olmadığında “görünmez el kaidesi” ne göre piyasa her zaman dengeyi bulur. Burada önemli olan devlet müdahalesiyle birlikte döviz kurlarındaki hareketliliktir. Bu iki enstrümandaki ufak bir kıpırdama sektörümüzü direkt etkiliyor. Her alanda olduğu gibi bizim sahamızda da bilinçli ve kaliteli üretim şart.
Karakuş Hırdavat için 2013 yılı nasıl geçti? 2014 yılından beklentileriniz nelerdir?
2013 yılı bizim için ve bütün piyasalar için sürprizleri bol bir yıl oldu. Yılın sonuna doğru siyasetteki yüksek gerilim bizi de olumsuz etkiledi. Ülkemizde birçok ekonomik faktörün fiyatı direkt dövizle ilgili olduğundan burada oluşan bir anormallik herkesi bu konuyla alakadar olmaya mecbur ediyor. Bir ayağı yurtdışında, bir ayağı yurtiçinde olan her firma için kurdan kaynaklanan riskler mevcuttur. Ülkemizin ekonomisi Allah’a şükürler olsun eskisi kadar kırılgan değil. Tren vagonları gibi birbirine bağlı olan ekonomik yapının geneli sağlam olduğundan sektörel anlamda yaşanan olumsuzluklar, bütünün diğer parçaları tarafından karşılanıyor. Sektörümüzde yaşanan kur kaynaklı zarar, ekonominin genelinin çok canlı olmasından dolayı büyük felaketlere sebep olmadan atlatılabilmiştir. Siyasi ve politik istikrarın ülke ekonomisini an be an etkilediği bir ülkede yaşıyoruz.2013 yılında siyasetteki olumsuzluklar umarım bir daha yaşanmaz. Hepimiz aynı gemideyiz. Sorumluluk makamındaki insanların çok dikkat etmesi gerekiyor. Yukarıdakilerin öksürmesi aşağıda kasırgaya dönüşebiliyor.2014 ve sonrası inşallah daha iyi olacak. Mevcut iktidar ülkeyi her anlamda olumlu yönde dönüştürüyor. Ekonomiyi sağlam temellere oturtmak için canla başla çalışıyorlar. Umarım istikrar devam eder ve hep beraber kalkınırız.
İşletmenizde 2 kuşak olarak siz iş başındasınız. 3 kuşak işletmeye devam edecek mi?
Şirket olarak iki ortaklı bir yapımız var. Kardeşim Hasan Karakuş’un ve benim çocuklar yurtdışında okudular. Şimdiki nesil daha bilinçli ve daha bilgililer. Biz elimizden geldiğince Tecrübe ve deneyimlerimizi çocuklarımıza aktarmaya çalıştık ve halen de çalışıyoruz. Temennimiz odur ki, RICO markası bizden sonraki kuşaklara da intikal etsin. Ben şahsen çocuklarıma bu konuda her türlü desteği verdiğimi düşünüyorum. Babamızın diktiği fidanı, ben ve kardeşim çok çalışarak, her türlü zorluğa göğüs gererek ağaç haline getirdik çok şükür. Bu ağacı devasa boyutlara ulaştırmak bizden sonrakilerin işidir. Umarım bu konuda kararlı olurlar, çalışkan olurlar, azimli olurlar ve gevşek davranmazlar.
Son olarak eklemek istediğiniz neler var?
Ülkemizde üretim ve markalaşama sıkıntısı var. Bu konularda halen dünyadaki pek çok ülkenin gerisindeyiz. Devletimizin üretime yönelik eleman yetiştirilmesinde ve bunların istihdamında ön ayak olması gerekiyor. Nitelikli eleman açığı hemen hemen her sektörde büyük bir sorun. Üretimin her safhasında elemanın niteliği ve bilinçli olması gerekiyor. Kaliteli eleman ile yapılan ürün kaliteli olacağından, öncelik insanımıza yapılan yatırımlar olmalıdır. İnşallah memleketimiz ve insanlarımız istikrar, huzur sağlık ve saadet içinde istikbale koşar. İnşallah her şey daha güzel olacak.



![eurasia-ajans-logo-1[1]](https://www.nalburteknik.com/wp-content/uploads/2022/06/eurasia-ajans-logo-11.png)