1982 yılından günümüze büyüyerek ve müşteri memnuniyeti odaklı olarak ticaret hayatını sürdüren, marka çeşitliliği ve ürün yelpazesi geniş lider firmalar arasında bulunan, ürün temin ve tesliminde hız, güven, uygun fiyat ilkelerini benimseyen Altay Hırdavat Sahibi Alpaslan Yılmaz ile keyifli bir sohbet yaptık.
Kazandığını yatırıma dönüştürerek istihdam oluşturmayı kendilerine hedef belirlediklerini kaydeden Alpaslan Yılmaz, üretici olmanın hem zor, hem de keyifli olduğunu söyledi.
Öncelikle Altay Hırdavatın kuruluşu ve bugünlere gelişi hakkında bilgi verir misiniz?
Aile şirketi olan Altay Hırdavatın yönetimini 2001 yılında şahsen devir aldım. Ticaret yapma fikri ile çıktığımız yolda ticareti bildiğimiz söylenemez. Tamamen Karaköy’ün bize verdiği deneyim ve bilgilerle yola çıktık. 2010 yılından sonra Enes Cıvatayı kurduk. Büyüyen Türkiye ekonomisi ile birlikte müşterilerimizin talepleri doğrultusunda bu atılımı gerçekleştirdik. Fikir olarak başladığımız ticarette, üretime geçtik. Değişen talepler doğrultusunda şuan çelik konstrüksiyon üretimi de yapıyoruz. Müşterilerimizden gelen talep doğrultusunda cıvata üretimine başladık. Enes Cıvatanın faaliyeti bize çağ atlattı. Yeni firmamızda toptan satış oluyor, perakende yok gibi. Gelişen Türkiye ekonomisinde ciddi bir talep oluştu. Bizde bunu imalatla karşılamaya çalıştık. İmalat bize yeni kapılar açtı ve ardından kapı kapıyı açarak büyük bir yelpazeye sahip olduk. Şimdi çelik imalatına ağırlık verdik. Çelik konstrüksiyon ve makine imalatı talepleri geldi. Bu talepleri de kendi bünyemizde karşılamaya başladık.
Firma ürün gamı hakkında bilgi verir misiniz? Adetsel olarak kaç ürün var?
Hırdavat sektörü ile alakalı tüm ürünleri bulunduruyoruz. Reis Makine, Makine Takım, Kama, Dalgakıran ve Temak gibi markaların bayiliğini bulunduruyoruz. Hırdavatta ürün sayısı çoktur. Bir hırdavatçı 30 bin kalem üründen sonra pes edip saymayı bırakmıştır.
Son kullanıcının satın almadaki reflekslerini etkileyen faktörler nelerdir?
Müşteri için önemli olan hizmettir. Müşteriler her zaman kaliteyi ve hizmeti tercih ederler. Fiyat ikinci planda kalır. İnternet çağındayız. Müşteriler ürünü kapısına kadar getirtiyor. Bunların yanı sıra taleplere hızlı cevap vermek te, son kullanıcıların satın almadaki reflekslerini etkilen bir faktör olarak kendini gösteriyor. Hırdavat sektöründe yeni ürün yok. Her ürünün alternatifi olduğu için burada firmaların güvenirliliği ve hizmeti ön plana çıkıyor.
Satış ve pazarlama nelere dikkat ediyorsunuz? Satış sonrası hizmet ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Satış ve pazarlama ağımız 5 kişilik profesyonel bir ekipten oluşuyor. Yaptığımız toptan satış çalışmalarında doğru müşteriyi kendimiz tespit edip bünyemize katmaya çalışıyoruz. Satış sonrası hizmete önem veriyoruz. Son kullanıcı müşteriler geliyor ve bize sadece matkap alacağını bildiriyor. Burada bizi mahcup etmeyecek olan markaları müşteriye sunuyoruz. Müşteriler markadan çok hizmete önem veriyor. Müşteride bu konuda bize güveniyor.
Uzak Doğu ürünleri piyasayı etkiliyor mu? Olumlu veya olumsuz yönleri var mı?
Uzak Doğu ürünleri piyasayı kalite olarak etkiliyor. Müşteriler fiyatı Çin malından alıyor ama kalite olarak ta en iyisi ile kıyaslıyor. Bu durumda biraz zorda kalıyoruz. Teklif aşamalarından da yüzde 25 ila 30 arasında ucuz ürün veren firmalar çıkıyor. Teklifte marka belirtilmediğinden firmalar sıkıntı yaşıyor. Mesela kaliteli bir pense 25 lira, Çin malı ise 7 lira.
İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Fuarlara katılma konusundaki düşünceleriniz nelerdir?
Özellikle Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetlere, kısmen Afrika Ülkelerine ihracata başladık. Libya ve Cezayir’e hırdavat, cıvata ve bağlantı elemanları olarak ürün gönderiyoruz. İhracatımız iki taraflı Altay Hırdavat ve Enes Cıvata olarak ihracat yapılıyor. Fuarlar için 2015 yılını hedefliyoruz. Şimdilik ziyaretçiyiz fakat sonrasında katılımcı olacağız.
2013 yılı Altay Hırdavat ve Enes Cıvata açısından nasıl geçti? 2014 yılından beklentileriniz nelerdir?
2013 yılında 2 firmamızda da hedeflerin üstüne çıktık. Bu özgüvenle 2014’ünde iyi geçeceğini umuyoruz. Son siyasi gelişmelerden sonra bizde hedeflerimizde bir revize düşünüyoruz. Belli bir sistem içinde çalışılır, sektör olarak geniş ufuklara bakılırsa kazanç elde edilir. Şuan imalatta en büyük olay sağlanan 18 kişilik istihdamdır. Buraya hammadde olarak gelen ürünün işlenerek bir tıra yüklenmesini görmek ise tarif edilemez bir mutluluk.
Üretimde karşılaştığınız sorunların çözümlerini hangi yöntemlerle gideriyorsunuz?
Üretimde karşılaştığımız sorunların başında kalifiye eleman sorunu geliyor. İşsizlik var deniliyor fakat iş beğenmemeler de var. Şuan vasıfsız işçi dediğimiz elemanlar asgari ücretin yüzde 50 fazlasını alıyor bizden. İş becerisi olan elemanlar ise çok daha fazlasını alıyor. İşsizliğe inanmıyorum. İş beğenmeyen insanlar var. İmalatla ilgili yer sıkıntımız var. Bu sorunu da kısa sürede gidereceğiz. Kapasitemizi 3 katına çıkarmayı planlıyoruz. Belirli standartları getirip, kalite birimi kuracağız. Hedefimiz dört dörtlük bir Türk markası oluşturmak.
Ticarette sizin için önemli olan nedir?
Hizmet odaklı kalite ve devamlılık bizim için çok önemli. Mesela bir sektöre giriyorsunuz. Sonrasında ortaya çıkan nedenlerden dolayı çıkınca size güvenen insanları zorda bırakıyorsunuz. Müşterilerin güvenlerini boşa çıkartmak hiç istenmeyen bir durum. Bir işe başladığında dört dörtlük yapmak gerekiyor. Altay Hırdavat olarak yakaladığımız güven ortamını cıvatada da yakaladık. Beklentilerimizin üstünde siparişler aldık. Her zaman müşterilerimiz talepleri doğrultusunda üretim yapıyoruz. Bu talepler güven ortamından doğan işler.
Altay Hırdavat Karaköy’den ayrılacak mı? Nereye taşınmayı düşünüyorsunuz?
Karaköy’de bir dönüşüm var. Galata port projesi hızlandı. İstemesek te çıkacağız. Türkiye’de bir başka Karaköy daha bulunmaz. Yurtiçi ve yurtdışında ‘Karaköy’ denilince bir algı var. Piyasa çok iyi biliniyor. Son ana kadar Karaköy’de bulunacağız. Hadımköy ve Çerkezköy tarafında ve Gebze tarafında bir yer düşünüyoruz.
Nalbur ve hırdavat sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Mahalle nalburu tabiri kendini koruyabilecek mi?
Sektörü zor günler bekliyor. Büyük firmaların piyasaya girmesi ile mahalle nalburu tabiri zamanla kaybolacak. Ama burada dikkat edilmesi gereken bir durum var. Yaşadığımız bir durumu anlatayım. Piyasamıza girmek isteyen cıvata konusunda bizim maliyetimiz altında satış yapan bir firma kısa sürede kepenk kapatıp gitti. Müşteri ilk aşamada ucuzu tercih etse de daha sonra işin erbabına geri dönüyor. Büyük marketlerde ıskonto ve cari hesap söz konusu değil. Müşteriler her zaman bu ayrıcalıkları ister ve muhatap beklerler. Hırdavattaki ürün çeşidinin tamamını sunmak zordur. Nalbur olarak sıkıntılar zaman zaman var olacaktır.
E-ticaret konusunda ne düşünüyorsunuz?
Piyasa şartları sizi yönlendirir. Bizimde e-ticaret ile ilgili çalışmalarımız var. Müşteriler artık her şeyi internetten araştırılıyor. E-ticarette fiyat akımından çok farklar oluşuyor. Biz kendi stokumuzu kullanarak özel kampanyalar düzenleyeceğiz. Stok fazlası ürünleri cazip fiyatlarla sunabiliriz. Reklamlarla yapılan işin desteklenmesi gerekiyor. Sizin dergi gibi mecralar ve internet reklamları bu iş için uygun.



![eurasia-ajans-logo-1[1]](https://www.nalburteknik.com/wp-content/uploads/2022/06/eurasia-ajans-logo-11.png)