1994 yılından bu yana hırdavat sektöründe üretim, tedarik, lojistik ve dijital altyapıyı tek bir çatı altında yöneten DMAX, yarım asırlık tecrübesini profesyonel el aletleri alanına başarıyla yansıtıyor. Firma, fiyat odaklı değil, iş ortaklarının kârlılığını ve sürdürülebilirliğini merkeze alan vizyoner bir ticaret modeliyle sektördeki konumunu güçlendiriyor.
Nalbur Teknik dergisi olarak DMAX Genel Koordinatörü Turgut Güneş ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; firmanın 30 yılı aşan yolculuğunu, B2B dijitalleşme vizyonunu ve belirsiz piyasa koşullarında bayi ağını koruyan risk yönetimi stratejilerini detaylarıyla inceledik.
- DMAX markasının kuruluş hikâyesini ve sektördeki temel vizyonunu sizden dinleyebilir miyiz?
DMAX’ın temelleri, 1994 yılında sektörde edinilen tecrübe ve güven anlayışı üzerine atıldı. Yolculuğumuza ölçüm ve kesim el aletleriyle başladık. Bugün ise üretim, global tedarik, ithalat, lojistik ve dijital altyapıyı aynı çatı altında yöneten güçlü bir organizasyona dönüştük.
Bizim için büyümek, sadece ürün gamını genişletmek değildir. Asıl hedefimiz; iş ortaklarımızın güvenle çalıştığı, son kullanıcıların gönül rahatlığıyla tercih ettiği ve uluslararası pazarlarda ülkemizi başarıyla temsil eden güçlü bir Türk markası oluşturmaktır.

- Firmanızın hem üretici hem de ithalatçı kimliğinin birleşmesi, pazardaki rekabet gücünüze nasıl bir katkı sağlıyor?
Üretim gücümüz ile global tedarik tecrübemizi bir araya getirerek hem kalite hem de sürdürülebilirlik açısından önemli bir avantaj elde ediyoruz. Ancak bizi farklı kılan yalnızca bu değil. Bugün Türkiye genelinde, hedeflediğimiz 100’e yakın yetkili bayimizle uzun vadeli iş ortaklığı modeli üzerinde çalışmaktayız.
Bayilerimizle yıllık sözleşmeler yapıyor, ciro hedeflerine bağlı prim sistemleri uyguluyor ve finansal olarak onları destekleyen çözümler sunuyoruz. Bizim rekabet anlayışımız fiyat odaklı değildir. Önceliğimiz, DMAX ürünlerini tercih eden iş ortaklarımızın daha kârlı, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir ticaret yapısına sahip olmasıdır. Çünkü biz, bayi kazandığında markanın da kazandığına inanıyoruz.
- Ürün gamınızda yer alan elektrikli el aletlerinin profesyonel kullanıcılar için sunduğu en temel avantajlar nelerdir?
Elektrikli el aletleri kategorisini, DMAX’ın geleceğe yönelik en önemli yatırımlarından biri olarak görüyoruz. Profesyonel kullanıcıların beklentilerini sahadan dinliyor, ürün geliştirme süreçlerimizi bu geri bildirimlerle şekillendiriyoruz. Dayanıklılık, yüksek performans, ergonomi ve güvenilir servis desteği bizim için vazgeçilmez kriterlerdir.
Hedefimiz sadece ürün satmak değil; DIY kullanıcılarının, kendi evinin ustalarının ve profesyonellerin işini kolaylaştıran, uzun yıllar güvenle kullanılabilecek çözümler sunmaktır.
- Satış sonrası servis ve yedek parça desteği noktasında nasıl bir yapılanmaya sahipsiniz?
Bizim için satış, iş ortaklığının başlangıcıdır. Bu nedenle servis ağımıza yatırım yapıyor, yedek parça süreçlerimizi sürekli geliştiriyor ve teknik destek mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz. Bunun yanında kurduğumuz B2B portalımız, www.dmaxtools.com adresindeki web sitemiz, 0850 840 92 34 numaralı çağrı merkezimiz ve 0542 814 49 04 numaralı WhatsApp destek hattımız sayesinde hem bayilerimiz hem de son kullanıcılarımız bize hızlıca ulaşabiliyor. Gelen her talep yalnızca çözüme ulaştırılmıyor; aynı zamanda analiz edilerek ürün ve hizmet kalitemizi geliştiren önemli bir veri kaynağına dönüşüyor.
- Dijitalleşme süreçleriniz ve bayilerinizle online iş birlikleriniz nasıl işliyor?
Dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, iş ortaklarımızın verimliliğini artıran bir dönüşüm olarak görüyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz B2B platformumuz sayesinde bayilerimiz stok durumlarını anlık takip edebiliyor, kampanyalara ulaşabiliyor ve siparişlerini kolayca oluşturabiliyor. Ayrıca kredi kartıyla 9 taksite varan vade farksız ödeme imkânı sunarak finansal süreçlerini de destekliyoruz.
Ancak bizim için dijitalleşme sadece yazılımdan ibaret değildir. Türkiye genelinde görev yapan bölge satış müdürlerimiz düzenli saha ziyaretleri gerçekleştiriyor; ürün eğitimleri veriyor, kampanyaları paylaşıyor ve bayilerimizin ihtiyaçlarını yerinde dinliyor. Bayi Dizayn ve Eğitim Ekibimiz ise stant uygulamaları, mağaza görselleri, tabela çalışmaları ve promosyon destekleriyle satış noktalarımızın kurumsal gücünü artırıyor. Teknolojiyi insanla buluşturduğunuzda gerçek değer ortaya çıkar.
- Mevcut piyasa koşullarını değerlendirdiğinizde, 2026 ve sonrasında hırdavat sektörünü nasıl görüyorsunuz?
İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler ve Ortadoğu’daki savaş ortamı; hammadde tedarikinden enerji maliyetlerine, lojistikten navlun fiyatlarına kadar tüm sektörümüz üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Böyle dönemlerde asıl farkı, krizin varlığı değil, krizi yönetme kabiliyeti belirliyor. DMAX Global Dış Ticaret olarak kısa vadeli maliyet artışlarını doğrudan fiyatlarımıza yansıtan bir anlayış benimsemiyoruz. Elimizdeki mevcut hammadde stokları tükenene kadar fiyat geçişlerini erteleyerek, mümkün olduğunca nihai tüketiciyi ve iş ortaklarımızı korumayı tercih ediyoruz.
Güçlü sermaye yapımızı, sadece büyümek için değil; güveni ve sürdürülebilir ticareti korumak için de kullanıyoruz. Son iki yılda finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde, iş ortaklarımızın gereğinden fazla stok ve finansman yükü taşımalarını doğru bulmuyoruz. Bu nedenle üç veya altı aylık stoklar yerine, stok devir hızını artıran aylık planlamalarla çalışıyor; daha kontrollü, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir risk yönetimi modeli uyguluyoruz. Bizim için uzun vadeli iş ortaklığı, yalnızca ürün satmak değil; birlikte büyümeyi ve birlikte ayakta kalmayı sağlamaktır. Önümüzdeki dönemde iş ortaklarına yatırım yapan, değişime hızlı uyum sağlayan ve sürdürülebilir ticaret anlayışını benimseyen markaların büyüyeceğine inanıyorum. DMAX olarak tüm yatırımlarımızı bu bakış açısıyla planlıyor ve geleceğin ihtiyaçlarına bugünden hazırlanıyoruz.
- DMAX markasını önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiye ve dünya pazarında hangi konumda görmeyi hedefliyorsunuz?
Önümüzdeki beş yılda hedefimiz; elektrikli el aletleri grubundaki yatırımlarımızı büyütmek, servis ağımızı güçlendirmek, bayi organizasyonumuzu daha da geliştirmek ve ihracat yaptığımız pazarları genişletmektir. Ancak bizim için en büyük hedef, rakamsal büyümenin ötesinde güvenilirliğiyle anılan bir marka olmaktır. DMAX’ın yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da kaliteyi, sürdürülebilirliği ve güveni temsil eden güçlü bir Türk markası olarak anılması en büyük motivasyonumuzdur.
- Son olarak Nalbur Teknik okurlarına ve sektördeki iş ortaklarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?
Hırdavat sektörü güven üzerine kurulu bir ekosistemdir. Üretici, bayi ve son kullanıcı aynı zincirin ayrılmaz halkalarıdır. DMAX olarak tüm iş ortaklarımızı bu ailenin bir parçası olarak görüyoruz. Onların başarısını kendi başarımız kabul ediyor, bu anlayışla üretmeye, yatırım yapmaya ve birlikte büyümeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kalıcı başarı, güçlü ürünlerden önce güçlü ilişkiler kurabilen markaların eseridir.




![eurasia-ajans-logo-1[1]](https://www.nalburteknik.com/wp-content/uploads/2022/06/eurasia-ajans-logo-11.png)