ASO Sanayi “Esas Olan Güvendir” Prensibiyle Sektöre Hizmet Sunuyor

Vida ve barel grubunda yer alan markaları ve çeşitli ürünleri ile yurt içi ve yurt dışı birçok pazara ürünler sunan ASO Sanayi, Kastamonu’daki fabrikasından dünyanın birçok ülkesine ürün gönderiyor. Vida grubunda Wunder Screws, barel grubunda ise Enigma, Techmat ve Ekom markaları ile hizmet veren ASO Sanayi, “esas olan güvendir” prensibiyle 30’a yakın pazara ürün sunuyor.

Her şeyin güvenle başladığını ve güvenin olduğu yerde iş yapmanın ve her türlü hizmeti vermenin doğru ve kolay olacağını belirten ASO Sanayi Yurtdışı Satışlar Müdürü Onur Tamer, kaliteyi yüksekte tutmak için organizasyonlarını sürekli revize ederek çalıştıklarını söylüyor. Dergimizin Haziran sayısına konuk olan ASO Sanayi hakkında firma yetkilileri; Şirket Ortağı ve Yurtdışı Satışlar Müdürü Onur Tamer, Satış Müdürü İsmail Yorulmaz ve Bölge Satış Temsilcisi Fatih Gerçek ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Firmanızın kuruluş ve gelişimi ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

1996 yılında PVC sektörüne aksesuar bazında hizmet vermek için kurulmuş, ama sonrasında vida ürünleri üzerine uzmanlaşmış bir firmayız. Bunun sebebi hizmet vermeye başladığımız zaman zarfında kaliteli vida ürünleri talebini karşılamak açısından pazarda fırsat görmemizdi ki, o günden bugüne bu fırsatı iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum.

90’lı yılların sonunda başlayan “ vidada kalite “ yolculuğumuz, önce Türkiye pazarında ve sonrasında da bölge pazarları başta olmak üzere, bugün itibariyle, 25’in üstünde ülke pazarında bayrağımızı dalgalandırmamızla devam etmektedir.

Önceleri, yalnızca ithal – ama kaliteli ithal – vida ürünleri ile hizmet verdiğimiz pazarlarımıza, son 5 yıldır, her gün artan oranda, Kastamonu fabrikamızda kendi ürettiğimiz vida ürünleri ile hizmet vermeye devam ediyoruz. Bugün itibariyle, yalnızca özel teknoloji yatırımı ve ileri üretim bilgisi isteyen, matkap uçlu vidaları, Malezya’da aslen Tayvanlı iş ortaklarımıza, kendi dizayn ve kalıplarımızda ürettiriyoruz. Yakın gelecekte bu ürünlerinde kendi fabrikamızda, aynı kalite standartlarında üretimini planlıyoruz.

Diğer yandan, 2010’lu yılların başında ürün gamımıza dahil ettiğimiz barel (kilit göbeği) ürünlerini son 8 yıldır kendi tesisimizde başarıyla üretiyor ve hizmet verdiğimiz pazarların kullanımına sunuyoruz.

Evet, 90’lı yılların sonunda başlayan ve bugüne kadar ciddi derecede büyüme gösteren bu yolculuğumuzu, eğer bir başarı hikâyesi olarak adlandıracaksak, bunun arkasında yatan esas sebep, kuruluşumuzdan bugüne hiç değişmemiş olan şirket vizyonumuz “esas olan güvendir” prensibidir. Biz her şeyin güvenle başladığını, güvenin olduğu yerde iş yapmanın da, ortaklık yapmanın da ve her türlü hizmeti vermenin de doğru ve kolay olacağını düşündük. Bu yüzden öncelikle güven dedik. Tabi ki güven tek taraflı değil; karşılıklıdır. Biz iş yaptığımız kişilere güveniriz, onlar da bize güvenir. Biz bu anlayışımızın sarsılmaması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Öncelikle insanlar verdikleri şeylerin karşılığını almak isterler ve karşılık da kalite ile olur. Biz kaliteyi yüksekte tutmak için sürekli olarak organizasyonumuzu revize ederek daha iyi yerlere nasıl getiririz diye düşünüyoruz. Sektörde vida ve kalite denildiğinde, Allah’a çok şükür, Wunder Screws markamız akla geliyor. Bu da bizim için çok güzel bir şey. Hizmet verdiğimiz diğer pazarlarda da ekseriyetle bu durum aynıdır.

Vida ve barel gurubunda hangi markalarla ürün sunuyorsunuz?

Vida grubunda Wunder Screws markamızla, barel (kilit göbeği) grubunda ise Enigma, Techmat ve Ekom markalarımızla hizmet vermekteyiz. Bunlar patentli markalarımız. Bunlar dışında talep durumunda, firmalara kendi markalarında üretimimiz bulunmaktadır.

İthalat ve ihracat çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Vida ürünleri ikmalinde, yanımızda iş ortağımız olarak Malezya’da bir partner firmamız var; Dünyanın sayılı firmalarından olan bir Tayvan firmasının Malezya ayağıdır. Bu firma, Türkiye’deki fabrikamızda üretim aşamasının oturtulmasında bize çok yardımcı oldu. Zaman oldu ki gelişmiş laboratuvar sistemlerini kullanmamıza izin verdiler ve Bizi daha kaliteli üretmemiz için yönlendirdiler; buna bir nevi teknoloji transferi de diyebiliriz.

Barel tarafından ise ithalat ile başladığımız yolda şu an Türkiye pazarına % 100 kendi üretimimizi veriyoruz. Yurt dışına ise yüzde 80 civarı kendi üretimimizi, kalan yüzde 20’lik kısmı ise ithal ürünleri (pahada ekonomik ürünler) sunuyoruz.

Bunlar dışında sineklik türü dediğimiz, cam elyaf bazlı (fiber glass) bir ürün var. Biz firma olarak yurt dışından bu ürünü ithal ediyoruz ve montajını yapan üretici firmalara ikmal edilmesi amacıyla ilgili ara toptancı bayilere veriyoruz.

Yurt dışı pazarlara gelirsek; bugün itibariyle, başta bölge pazarları olmak üzere 25’in üstünde ülkeye direk veya dolaylı hizmet veriyoruz.

Belli başlı pazarlarımız, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Libya, Cezayir, Umman, Romanya, Bulgaristan, İspanya, Kosova, Makedonya, Bosna olarak sayabiliriz; ki son bir yıldır bu listeye Şili ve Peru gibi Güney Amerika ülkeleri de eklendi. Bunların yanında, bir bu kadar ülkede de bayrağımızı dalgalandırıyoruz.

Son olarak sektörel değerlendirmelerinizi ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelerle ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Ekonominin genel gidişatı şu an için pek olumlu değil. Bütün dünyada hammadde de fiyat artışı devam ediyor ve Türkiye’de de durum aynı. Bunun tabi birçok sebebi var. Pandemi ve küresel ekonomideki değişimlerde bu durumda etkili. Ama umut ediyorum ki, bir an önce bu var olan durum toparlanma sürecine girer. Mevcut hükümet de üreticiden yana bir tutum sürdürüyor ve umarız bu böyle devam eder. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda önümüzü açmaları bizim için önemli ve bizlere bu anlamda verdikleri desteklerini devam ettirmelerini ve hatta arttırmalarını umuyoruz. Neticede bizler devletimizin desteği ile gücümüze güç katarız. Zor günler geçiyoruz fakat bu konjonktür aynı zamanda bazı fırsatlar da sunuyor. Çin şu anda sınırlı ikmal yapabiliyor ve bunun yanında bir de navlunlar çok yüksek. Zaten konteynır bulmakta da zorluk çekiyorlar. Bence bu durum bizim için büyük bir fırsat ve bu fırsatı değerlendirmek zorundayız. Bir anlamda başka bir şansımız da yok. Bu bütün Türk firmaları için geçerli olan bir durum. Bizler kısa vadeli günlük karlılıklara bakmadan, uzun vadeli adımlar atmalı ve boşalan noktaları hızla doldurmalıyız ve markalaşmalıyız.

10 yıldır ASO Sanayi’de Satış Müdürü olarak görev yapan İsmail Yorulmaz satış ve pazarlama bölümündeki çalışmalar hakkında bizlere bilgiler verdi.

“Ben yaklaşık 20 yıl önce sektöre katıldım. Son 10 yıldır aktif olarak ASO firmasında çalışmaktayım. 10 yıl önce buraya gelirken çalıştığım firmalardaki bilgi ve deneyimlerimi buraya aktararak, şirketimizin bugünlere gelmesinde pay sahibi olduysam ne mutlu bana. Beni ASO ile özdeş kılan en büyük unsur ASO ailesinin Kastamonulu bir aile şirketi olması ve benim de Kastamonulu olmam. Kendimi burada maaşla çalışan bir profesyonelden ziyade, şirketi bir aile gibi görerek bir nevi milliyetçilik duygularıyla hareket eden bir çalışan olarak gördüm. Çünkü ASO ailesi yaklaşık 5-6 yıl önce kendi öz kaynakları ile Kastamonu’ya ciddi bir yatırım yaptı. Oradaki istihdamın oluşmasında büyük bir rol oynadı. Bu durum beni olağanüstü bir şekilde kamçılamakta. İnanıyorum ki her yaptığım satış, oradaki tesise bir tuğla koyuyor.

Türkiye’de yaklaşık 38 milyon civarında yapı stoku var. Bu 38 milyon konutun yaklaşık 7,5 milyon civarındaki kısmı ise depreme dayanıklı olmayan konutlar. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakını Murat Kurum’un da belirttiği üzere bu 7,5 milyon konutun en az 1,5 milyonluk kısmının ivedilikle değişime tabi tutulması gerekiyor. Ürünlerimizin konut sektörüne hitap etmesinden dolayı bize de burada büyük bir hacim oluşuyor. Ben şirkete geldiğimden bugüne kadar yaklaşık 30 ilde aktif olarak satış yaptım. Bölge olarak daha çok Marmara bölgesinde çalışmaktayım. Felsefe olarak pazarlamayı, doğru bir ürünü doğru bir yere doğru zamanda ve doğru bir şekilde aktarma olarak görüyoruz. Bunu yaparken de kalite, hizmet ve fiyat faktörlerinin önemini en ön sıraya koyduk. “Esas olan güvendir” prensibimiz de burada bizim için çok önemli.

Şu anda ASO ailesinin ürünleri, partnerleri ile Türkiye’nin yüzde doksanına ulaşıyor. Son 10 yıldır Türkiye’de katma değer ürünler ön plana çıkmakta. Bugün sunta vidasını yapan birçok var ama barel yapan firma sayısı 3’ü veya 5’i geçmez. Firma olarak sektörümüzde nadir firmaların stoklarında bulunan CRP vidası ve Barel imalatını hayata geçirerek katma değer bir ürünün piyasaya sunulmasında belirleyici rol aldık. Önümüzdeki yıllarda ASO firmasının yenilikçi yüzünü kullanıcılarla buluşturmaya devam edeceğiz. Ar-Ge tarafında da bilimsel çalışmalar yapmaktayız. Tedarikçi konumumuzda bulunan Malezya’daki firmamız ile teknik iş birliği içinde uzman kadrosunu Kastamonu’ya getirerek buradaki Ar-Ge çalışmalarımıza ciddi yatırımlar yaptık. Bugün Çin, üretimde lider konumdaysa bunun arka planında Ar-Ge çalışmaları yer almaktadır. Çin’in geçen yıl sadece Ar-Ge çalışmalarına ayırdığı bütçe 360 milyar dolar civarında ve bu konuda Amerika’nın arkasından 2. olarak gelmektedir. Türkiye olarak biz şu an itibariyle OECD verilere göre İsrail’in bile altında yer alıyoruz. Bu anlamda ASO diğer benzer şirketlerden ayrılmakta.  İnanıyorum ki bizim Ar-Ge ve bilimsel çalışmalara verdiğimiz önem, ASO’yu ilerleyen yıllarda daha büyük pazarlara hakim olmasına ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamasına yardımcı olacaktır.

Türkiye’de şu anda haksız bir rekabet söz konusu. Bizim gibi üretim yapan ve bu işlere ciddi emek ve sermaye harcayan firmaların yanında bir de merdiven altı üretim yapan işyerleri var. Umarım bizi yönetenler buna kalıcı bir çözüm bulurlar.

Firma olarak daha çok metropol kentlere odaklanmış durumdayız. İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Konya gibi büyük şehirlerde faaliyetlerimiz var. Türkiye’nin 7 bölgesinde bayilerle ve alt bayilerle bir zincir oluşturmuş durumdayız.”

ASO ailesine yeni katılan Bölge Satış Temsilcisi Fatih Gerçek’in görüşleri ise şöyle;

“ASO Sanayi ailesinin yeni üyesiyim. Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra ülkemizin önde gelen şirketlerinde görev aldım, sonrasında ASO Sanayi ailesi ile yollarımız birleşti. Geçmiş deneyimlerimden süregelen Hırdavat sektöründeki tecrübelerimi ASO’da kullanma imkanı buldum. Böylelikle şirketimizin benimsediği güven esaslı hizmet sunma politikasını ve yerli üretim politikalarını özleştirerek yeni iş ortakları edinimi konusunda katkı sağladığım için mutlu ve gururluyum. Pazarlara ulaşmamızda bizi farklı kılan özelliğimiz; Şeffaflık, Kaliteli ürün, Güven odaklı iş birliği ve lojistik olarak teslimattaki hızımız en önemli ayırıcı vasıflarımız arasında. Hız ve kalitemizi en üst seviyede tutarak, ulusal ve küresel konumlarda ASO Sanayi ailesini hak ettiği daha iyi yerlere taşımayı hedefliyoruz.”