Anasayfa » Hırdavat & El aletleri » Kilit Denince Akla Gelen İsim Ömür Hırdavat

Kilit Denince Akla Gelen İsim Ömür Hırdavat

1952Kilit Sektörünün belirliyicilerinden Ömür Hırdavatın sahibi Ramazan Taydaş ile nalbur, hırdavat ve kilit sektörünü değerlendirerek,  yapılması gerekenler ve esnaflığın gerekliklerini konuştuk.  Yerli ve yabancı müşteri ayırmadan ilgi ve alakasını eksiltmeyen Ömür Hırdavat sahibi Ramazan Taydaş, 28 yıllık tecrübesini Nalbur Teknik Dergisi Ekibi ile paylaştı. Tahtakale esnaflığının zor fakat güzel olduğunu söyleyen Ramazan Bey, herkesin yaptığı işin hakkını vermesi gerektiğine inandığını ve bu düsturda kendi ticaretine yön verdiğini ifade etti.

Müşterilerine kilit ve elektronik kilit çeşitleri ile nalbur ve hırdavat malzemelerinden oluşan 10 bin çeşit ürün yelpazesi sunan Ömür Hırdavat, Hırdavatçılar Çarşısı ve Tahtakale’deki hanın ardından İstoç’daki şubesi ile büyümeye ve hizmete devam ediyor. Keyifli söyleşimizi Ömür Hırdavatın Tahtakale Şeyh Davut Han’daki merkezinde gerçekleştirdik.

Öncelikle, sizi tanıyabilir miyiz? Ömür Hırdavatın kuruluşu ve bugünlere geliş süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Adım Ramazan Taydaş, sektöre 1986 yılında Perşembe Pazarında amcamın yanında işçi olarak başladım. 7 yıl işçilik ve yöneticilik yaptım. 1993 yılında kendi firmamı kurdum.  O dönemde şanslıydık. Yabancı furyası vardı ve yabancıların Türkiye’de büyük bir pazarı mevcuttu. Özel ürünler yaptırarak yabancılara hitap ettik. Tabi bu arada iç piyasayı da bırakmadık. Bazı krizler atlattık ama onlardan zarar görmeden çıkmayı başardık. Sektörümüzde Kale Kilit ile isim yaptık. Önce Allah’ın izni ile sonra Kale’nin ismi ile Ömür Hırdavat meydana geldi. Kilitle başladık ama sadece kilitle olmuyor bu işler. Talebe göre ürün çeşidimizi arttırarak şubelerimizi açtık. Tahtakale’de ticaret yapmak zordur. Ayak uydurmak için, esnaflık gereği neler gerekiyorsa yaparak müşterimizi elimizde tuttuk.1953

Burada müşteriye hitap şekli çok önemlidir. Tabii çeşitte önemli ve bizde çeşidimizi arttırdık. Türkiye’de kilit denince akla Kale Kilit gelir daha sonrada Ömür Hırdavat gelir. Kale Kilit ‘ in tüm ürün çeşitleri ile birlikte alternatif kilit çeşitleri bünyemizde bulunduruyoruz. Anadolu’da pazarlama elemanımız olmamasına  rağmen, ağı ve pazarlaması olanlardan daha çok müşteriye hizmet ve hitap ediyoruz. İstoç, hırdavat çarşısı ve burası olmak üzere 3 yerimiz var. Eleman sayımız 25 civarındandır. Her bir elemanımız en az 15 ila 20 yıllık bir sektör ve ürün deneyimine sahiptir.

Firmanızın ürün gamından ve 2014 yılında öne çıkan ürünlerden bahsedebilir misiniz?

Ürün gamımızda, başta Kale Kilit, Hassan, Dekor,  Karbosan, Yale markalarının ürünleri ve vida çeşitlerimiz mevcut. Yeni açılacak olan bir nalburun talep ettiği ürünlerin hepsini bünyemizde bulunduruyoruz. Kaba nalbur ürünlerine girmiyoruz. Çok koşan ürünleri bulunduruyoruz. Çeşit olarak 10 bine yakın ürünümüz var. Yaptığımız işin hakkını verebilmek için stok tutmak zorundayız. Ömür hırdavat olarak işimize aşığız ve gelen müşterilerimize yok demeyi sevmiyoruz. 2014 yılında sektörde öne çıkan ürünlerden köpük, silikon, elektronik kilitleri sayabiliriz. Teknoloji hızlı gelişiyor. 3-5 yıl sonra kapılarımızda elektronik kilitler olacak. Parmakla, kartla ve gözle giriş yapılacak kilitlerin piyasaya hakim olacağını düşünüyorum.

Müşterimizin Rakibi Bizim Rakibimizdir

1954Satışını yaptığınız markalardan ve bunların tercih edilme sebeplerinden bahseder misiniz?

Başlıca ürünümüz Kale Kilittir. Kale dünya markasıdır. Buraya da Kale için gelirler, o yüzde bizim yok deme lüksümüz yok. Bu durumu bilen üreticilerde bizi müşteri karşısında mahcup duruma düşürmüyorlar. Bunun yanında alternatif kilit çeşitleri de bulunduruyoruz. Kale Kilit Dış Ticaret ürünleri ve elektronik kilitlerini, Yale kilit ve elektronik kilitlerini iddialı bir şekilde satmaktayız. Bunların yanı sıra Karbosan ve Dekor ürünleri olmazsa olmazlarımızdır. Ürünlerin tercih edilme sebeplerinin başında kalite geliyor. Bizde kaliteli ürünleri müşterilerimize ulaştırmaya gayret ediyoruz. Biz toptancılara ve ara toptancılara hizmet veriyoruz. Tüketicilerde buraya geliyor ama bizde boş göndermemeye gayret gösteriyoruz. Müşterilerimiz olan toptancıları korumalıyız. Her zaman dediğim gibi müşterimizin rakibi bizim rakibimizdir. Her zaman onları kollamaya çalışırım. Fiyat ve çeşitlilik konusunda her zaman yanlarındayım.

Yurtiçi ve yurtdışı bayileriniz hakkında bilgi verir misiniz? Satış ve pazarlamada nelere dikkat ediyorsunuz?

Satış ve pazarlamada bayilerimize anında hitap ederek, siparişleri onlara hızlı ulaştırmaya dikkat ediyoruz. Bunların yanında, istikrarlı olmak, çeşitlilik ile hitap etmeyi önemsiyoruz. Müşteriler, fabrikada ürün yokken siparişlerini bizden temin edince şaşırıyorlar. Stoklu çalışmanın sonucunda müşterilerimizi ürünsüz bırakmıyoruz. Eskiden stok kazandırırdı, şimdi bir ürünü 2 ay beklettiğinizde yüzde 3 gibi fark, kayıp oluşuyor. Bu kaybı bünyemizden karşılıyoruz. Yurtdışı müşterileri de güvene önem veriyor.  Son zamanlarda İran, Tacikistan, Libya’dan geliyorlar. Sürekli çalıştığımız ülkeler ise, Senegal, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Balkan Ülkeleridir.  Eskiden daha çok geliyorlardı. Şimdi Türkiye ayaklarına gidiyor. Bunların yanı sıra İstanbul’daki anahtarcılara da hizmet veriyoruz. Bir tanesi Anadolu yakasında biride Avrupa yakası olmak üzere 2 servisimiz mevcut.

Türk Malları Artık Çin’e Kafa Tutuyor

Uzak Doğu menşeili ürünlerin sektöre olan etkisinden bahseder misiniz?1955

Eskiden Uzak Doğu ve Çin Malları piyasayı çok etkiliyordu. Tabii ülkemiz bir önlem aldı. Yeni ürün getirmek isteyenler için fon olayı var. Ülke ekonomisine yerli üreticilerin çok katkısı oluyor. Yerli üreticiyi zedelemeyen bu uygulamayı beğeniyorum. Zaman zaman ürün getirmenin de gerekli olduğuna inanıyorum. Ben aslında buna karşı değilim. Geçmişte bazı örnekler oldu. Bazı ürünlerin daha kalitelisi ve ucuzu getirildi. Piyasa normale döndü. Artık piyasada eski karlılıklar yok. Sürümden kazanmak var. Artık Çin’e kafa tutan firmalarımız var. Dışarıdan ürün gelmesin diye fiyatı düşürüyorlar, bu güzel bir gelişme. Bu fiyatlar yurtdışı ve yurtiçi tüketicilerine yansıyor.  Türk malları artık Çin’e kafa tutuyor.

Stok durumunuzu ayarlamada hangi kriterlere dikkat ediyorsunuz?

Elimizden geldiğince çok satılan malları stoklu bulunduruyoruz. Az giden malı az, çok giden malı çok bulunduruyoruz. Tüm çeşitleri bulundurma gibi bir özelliğimiz var. İşimiz gereği stoku severim. İşin hakkını vermek gerekiyor.

Pazar payın arttırmak için neler yapıyorsunuz? Bir yol haritası mevcut mu?

Pazar payını arttırmak için fiyat, çeşitlilik ve hizmeti ön plana çıkarıyoruz. Bu yeni pazarlarda bizi başarılı kılıyor. Pazar payımızda önemli bir yere sahip yabancı müşterilerin bir özelliği de araştırmadan, öğrenmeden gelmezler. Müşteriler kendileri ile ilgilenen muhataplarına rağbet ederler. Fiyatlarla ilgili benim bir yapım vardır. Tamamen bana teslim olduğu zaman, bütün imkanlarımı zorlarım. Bir daha gelsin diye. Bir ben yokum ki piyasada. Fiyat olarak uygunluğumuzu, sıcaklığımızı fark ediyorlar. Örnek olarak, Libyalı bir müşterimiz daha önce ticaretine aracı koyuyordu. Onlardan ilgi göremediğini ve ardından buraya geldiğini söyledi. “Yalnız sizinle alışveriş yapmak istiyorum, bana yardımcı olun. Sizde olamayan ürünleri dahi sizden almayı istiyorum” dedi. Arkadaşların ilgisi, alakası ve sıcaklığı bunu ortaya çıkarıyor. Önceki firma bir güven vermediğinden ve ilgilenmediğinden buraya geldi. Önemli olan fiyat ve ilgidir. Esnaflık yapıyorsak, güler yüzlü olmalıyız. İş yerinde müşterilere ilgisizliği ve asık suratı kabul etmiyorum.

1956Sektörde karşılaştığınız problem ve engeller var mı? Engellerin aşılmasında nasıl bir yol izlenmeli?

Piyasadaki sıkıntılardan bahsedecek olursak, yeni çıkan çek kanunu var. Çek kanunu maalesef piyasayı kilitledi. Bu yüzden sektörde güven kalmadı. Tereddüt duyduğumuz müşterilere siparişlerini vermiyoruz. Ürün alamayan müşteri ile birlikte piyasa kilitleniyor. Devletin buna bir an önce çözüm getirmesi lazım. Eskiden vatandaşlar çeki ödemek için elinden gelen gayreti gösteriyordu. Şimdi o kanun çıktı. Avukata versen de alamıyorsun.  Piyasadaki en büyük engel bence budur.

Çözülmesi içinde caydırıcılık içeren bir düzenleme yapılmalı. İş yapanlar insanlarla, dolandırıcıların ayırt edilmesi gerekiyor. Maalesef piyasada dolandırıcılar var.  Bir koçan çekle büyük paralar götürüyorlar. Dolandırıcılar 2 sefer nakit alıyor, sonra 2 aylık çekim var idare et diyor. Şimdi sahte çek çıkmış. Piyasada para zaten 8 ay vade ile dönüyor. Caydırıcı bir kanunu çıkması gerekiyor. Yoksa bu yasadan dolayı bizi kötü günler bekliyor.

Nalbur ve Hırdavat Sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Gelecekte bizim gibi toptancıların yeri olmayacağına inanıyorum. Marketler çıktıktan sonra kolay kolay Tahtakale’ye gelen olmuyor. Eskiden direk Tahtakale’ye gelirlerdi, şimdi marketlere gidiyorlar. Marketler bizi ciddi şeklide etkiledi. Toptancılardan çok market var. Hem nalburları hem de bizi etkiledi. İnşaatçılar dahi bugün marketlere gidiyorlar. Fiyatlara bakmadan alım yapıyorlar. Marketler ürünleri bizden almadıklarından onlara hitap edemiyoruz.  Sektörümüz sürekliliği olabilen, ölmez bir meslektir. Malzemeler 10 yıl dahi elinizde kalsa satışa döner. Yeniliğe ayak uydurduğun sürece ayaktasın. Her zaman yeni ürün eklememiz gerekiyor. Ticaret gün geçtikçe zorlaşsa da başladığın zaman bırakamıyorsun. Bizde yenilik olarak elektronik kilitlere önem vereceğiz.

Firma olarak 2013 yılı nasıl geçti? 2014 yılı beklentilerinizden bahseder misiniz?

2013 yılı kötü geçmedi ama 2014’den ümitli değilim. Türkiye ekonomisine bağlı bir sektörüz. Bizim insanlarımız da çok duyarlı. Dövizin hafif yükselmesi ile piyasada kimseyi bulamazsın. Hava soğudu, yağmur yağdı yine aynı. İnsanlarımız çok hassas. Bu yüzden ticaret iyice zorlandı. Yine de 2014 yılının Türkiye için hayırlı olmasını diliyorum.

Bir yorum

  1. çok güzel bir makale olmuş başarılarınızın devamını dilerim