Anasayfa » Bahçe & Hobi » YENAL Tarım ve Bahçecilik Aletlerinde Lokomotif Rol Üstleniyor

YENAL Tarım ve Bahçecilik Aletlerinde Lokomotif Rol Üstleniyor

Tarım, inşaat ve bahçecilik alanlarında kullanılan el aletleri ve ekipmanları üreterek “Yenal”, “Pinto” ve “Ynl” markalarıyla sektöre hizmet sunan Yenal Tarım ve İnşaat Aletleri, yıllık ortalama 10 bin ton çelik sac ve 800 ton plastik işleme kapasitesine sahip durumda. Kocaeli İMES OSB’deki 5 bin m2’lik yeni tesisinde üretime devam eden Yenal Tarım ve İnşaat Aletleri’ni dergimizin Aralık sayısına konuk ederek, firma hakkında Yenal Genel Müdürü Yusuf Selman Yapar’dan bilgiler aldık.

  • Öncelikle firmanızın kuruluş ve bugünlere geliş süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Yenal, 1955 yılında bir aile şirketi olarak Ankara’da kurulmuştur. Ticari hayatına öncelikle nalburiye ürünleri alım-satımı ile başlayan firma, daha sonraları kürek ve çeşitli el aletleri imalatına başlamıştır. 2015 yılı itibariyle de sektörün önemli isimlerinden Ahmet Samet Yapar ve Mustafa Semih Yapar tarafından satın alınmıştır. Kocaeli İMES OSB’deki yeni tesisinde yapılan altyapı ve teknoloji yatırımları ile sağlam, yüksek kaliteli ve tasarım odaklı ürünler imal etmektedir.

 

  • Firmanızın faaliyet gösterdiği alan hakkında bilgi verir misiniz? Yıllık üretim kapasiteniz ve çalışan sayınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Ne kadarlık bir alanda üretim faaliyetlerinizi gerçekleştiriyorsunuz?

Firmamız tarım, inşaat ve bahçecilik alanlarında kullanılan el aletleri ve ekipmanları üretmektedir. Yaklaşık olarak 5000 m2 alan üzerine kurulu olan işletmemiz, yıllık ortalama 10.000 ton çelik sac ve 800 ton plastik işleme kapasitesine sahiptir. 41 mavi yakalı, 9 beyaz yakalı çalışanımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

  • Firmanızın ürün gamı hakkında bilgi verebilir misiniz? Kendi üretiminiz, marka veya markalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Ürünlerimiz içerisinde kürek çeşitleri, tırmıklar, çekiç ve keserler, malalar, spatulalar, ölçü aletleri, el arabaları, tekerlekler ve kalıp kilitleri yer almaktadır. Bu ürünlerimizi “Yenal” ve “Pinto” olarak iki farklı marka adı altında piyasaya sunmaktayız. Yenal markamızı amiral gemimiz ve premium markamız olarak konumlandırdık. “Yenal” daha çok profesyonel kullanıcılara hitap ederken, “Pinto” daha çok hafif işlere uygun kullanım alanlarına sunduğumuz bir marka. Bunun dışında, “Ynl” markamız ile de inşaat ve tarımda sarf malzeme olarak kullanılan ürünleri sunmaktayız. Bunun ilk uygulamasını sıva filesi ile başlattık ve “Ynl” kısa zaman içerisinde aranan bir marka haline geldi.

 

YENAL Tarım ve İnşaat Aletleri olarak daha çok hangi ürünlerinizle ön plandasınız?

Eski bir kürek imalatçısı olarak kürek çeşitlerimiz ön planda yer almaktadır. Ancak, yenilenme çalışmalarının neticesinde daha önce üretimde olmayan spatula, mala grubu, ölçü aletleri ve el arabaları yeni eklenen ürün gruplarımız oldu. Bu ürün gamlarında da oldukça iddialıyız ve en az kürek grubu kadar önem veriyor ve ön plana çıkarıyoruz. Kalite ve tasarım olarak dikkat çeken ürünler haline geldiler.

 

  • İthalat ve ihracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? En çok hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?

İthalatımızı daha çok hammadde tedarikinde gerçekleştirmekteyiz. Ülkemizde imalatı bulunmayan çeşitli çelik sac ve plastik hammaddeyi Avrupa menşeili ülkelerden ithal ediyoruz.  İhracat anlamında ise yeniden yapılanma sürecinde bulunduğumuzdan dolayı henüz istediğimiz seviyede değiliz fakat 2019 yılının tamamlanan çeşitlerle beraber bu açıdan daha iyi geçeceğine eminim.

  • İçinde bulunduğunuz sektörle ilgili olarak 2018 yılının geride kalan döneminin değerlendirmesini ve 2019 yılıyla ilgili beklentilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

2018 yılı özellikle Haziran ayından sonra yaşanan anormal kur artışı birçok firmanın zor günler geçirmesine ve var olan inşaat projelerinin durmasına sebep oldu. Bu yavaşlamanın etkisiyle özellikle yıllardır bağlantı usulüyle çalışan hırdavat-nalburiye sektöründe stokların hem toptancılarda hem de üreticilerde normal seviyelerin çok üstüne çıkmasına neden oldu. Bu yaşanan son on beş senede inşaat ile büyüyen ülkede aslında sektörün hiç alışık olmadığı bir durumdu ve neticede her ölçekten firmanın maalesef ki konkordato ilan ettiğine şahit olduk. 2019 yılına ilan edilen konkordatolarla beraber bir takım finansman sıkıntılarının taşınacağını düşünüyorum. Bununla birlikte elde olan ticari ürün ve bitmiş konut stokları ve özellikle devletin inşaat yatırımlarını azaltmasıyla önceki yıllara göre ticaret hacminin daha düşük seyredeceği bir yıl olacağı kanaatindeyim.

  • Son olarak neler eklemek istersiniz?

2018 yılında özellikle inşaat sektörünü etkileyen ekonomik krizin ardından 2019 senesinin yaraların sarıldığı bir toparlanma yılı olacağını düşünüyorum. Alınan önlemler neticesinde yükselen finansman maliyetinin gelecek yıl hem üreticiler hem de diğer sektör paydaşları için en zorlayıcı faktörlerden biri olacağı kanaatindeyim.