is_guvenligi

“Yaşanan Süreç İş Sağlığı ve Güvenliği Sektörü Açısından Önemli Bir Dönüm Noktası Oldu”

İŞGEM, iş güvenliği ekipmanları sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak süreci en yoğun geçiren firmalardan biri. Özellikle salgın sürecinde üretici bazı firmalardan tedarik anlamında olumsuz durumlarla karşılaşan İŞGEM, diğer sektörler gibi süreçten olumsuz etkilesen de geniş ürün ağı ve yaptığı iletişim çalışmaları ve bilgilendirmelerle sektörde güven zemini oluşmasına katkı sağladı.

Pandeminin ülkemizde yayılmaya başlamasıyla birlikte çok ciddi anlamda koruyucu maske, dezenfektan, tulum, gözlük, eldiven, ateş ölçer ve önlük gibi ürünlere yoğun bir talep durumu oluştuğunu belirten İŞGEM Genel Müdürü Mehmet Narin, firma olarak kriz koordinasyon merkezi tarzında bir birim kurduklarını ve gelen her talebi maksimum düzeyde karşılamaya çalıştıklarını söyledi. Bu süreçte piyasada adı geçen bütün ürünlerin tedarik ve arz süreçlerini işlettiklerini ve en hızlı tedarik, en uygun fiyat ilkesi çerçevesinde faaliyetlerimizi yürüttüklerini kaydeden Mehmet Narin ile iş güvenliği faaliyetleri çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.

Firma olarak pandemi sürecindeki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

 Doğrusu insanlık tarihinin en büyük ve en yıkıcı küresel salgınıyla karşı karşıyayız. Son verilere göre hali hazırda dünyada yaklaşık 30 milyon kişi enfekte olmuş durumda. Yaklaşık bir milyon kişi ise maalesef yaşamını yitirmiş durumda. Elbette bu kadar büyük ve tehlikeli bir salgının dünyamıza ekonomik, sosyolojik ve psikolojik etkileri azımsanmayacak düzeydedir.

Pandemi sürecinde İŞGEM (İş Sağlığı ve Güvenliği Ekipmanları Merkezi) olarak, deyim yerinde ise, tam bir merkez noktada yurttaşlarımızın üzerimize yüklediği misyonu en iyi ve en yüksek düzeyde yerine getirmeye çalıştık.

is_guvenligi

Pandeminin ülkemizde ilk yayılmaya başlamasıyla birlikte çok ciddi anlamda koruyucu maske, dezenfektan, tulum, gözlük, eldiven, ateş ölçer ve önlük gibi ürünlere yönelik yoğun bir talep durumu oluştu. İlk etapta yurt dışından gelen taleplerin şokunu atlatamadan bir anda yurt içinde de yine yüksek oranda bir talep durumu meydana geldi.  Yani bir kriz durumu meydana geldi diyebiliriz.

Firma olarak bir kriz koordinasyon merkezi tarzında bir birim kurduk ve gelen her talebi maksimum düzeyde bir hassasiyetle karşılamaya çalıştık. Yıllardır sektörde olmamızın kamuoyuna verdiği güvenle Türkiye’nin her yerinden talepler geldi. Öyle ki, günde ortalama 20 saat telefonla görüşme durumumuz oldu. İnsanlar panik haliyle çevresinde ulaşabildiği herkesten bu ürünleri soruyordu. Bu süreçte güven, hız ve tedarik gücü bakımından çok iyi altyapıları olan firmalar güzel işler başarabildi; ancak gereksiz bir iş yoğunluğu durumu da oldu. Ev hanımından, asgari ücretli çalışana kadar neredeyse herkes bu işin ticaretini yapmaya başladı. Durum böyle olunca da önemli oranda bir bilgi kirliliği ve direk müşteriye ulaşamama durumları çıktı. Hatta hiç unutmam, bina görevlimiz “abi benim Katar’da iyi dostlarım var bir milyar adet maske için bize fiyat verir misin?” dediğine bile tanık olduk.

Noktalamak gerekirse alışılmadık bir durum yaşadık ve olağanüstü dönem geri kaldı diyebiliriz.

Son dönemde dünya çapında yaşanan sosyal ve ekonomik gelişmeler paralelinde değerlendirecek olursanız, yaşanan süreç firma olarak sizi nasıl etkiledi? Yaşanan sürecin sektöre ve dolayısıyla size yansımaları hakkında neler söylersiniz?

Koronavirüs krizinin yol açtığı sosyo-ekonomik tahribat elbette azımsanmayacak düzeydedir. Kovid-19 sürecinde dünya ekonomisinde dikkat çeken önemli yapısal problemlerden biri, küresel çapta yayılan toplumsal kötümserlik ve güvensizlik atmosferi nedeniyle tüketicilerin ciddi tüketim kararlarını ertelemeleri ve piyasalarda talep düşüşü kaynaklı şoklar yaşanmasıdır.

Gıda ve tıbbi malzeme gibi dönemin şartları ışığında acil ihtiyaç olarak görülmeyen tüm harcama kalemlerinin askıya alınması, birçok ülkede ekonomik büyüme ivmesinin kaybedilmesine neden oldu.

Normalleşme süreçleri ilerledikçe tüketim alışkanlıkları eski seviyelere yaklaşmaya başlasa da bu tür geniş kapsamlı kriz durumlarında toplumsal psikolojinin yönetilmesi ve sosyal kesimlerin gelecek beklentilerinin iyileştirilmesinin ekonomik performans açısından ne kadar önemli olduğu somut biçimde ortaya çıktı.

is_guvenligi

Küresel salgın ortamında dünya ekonomisinde hem arz hem de talep tarafında eşzamanlı bir daralma yaşanması, birçok ülkede 1929 Küresel Buhranı gibi sistematik kriz durumlarında bile yaşanmayan çapta sosyo-ekonomik tahribat yaşanmasına zemin hazırladı.

Bu tahribatın sosyal boyutları ABD gibi hizmet sektörü ağırlıklı ekonomilerde çok daha net biçimde görülürken, 2008 Küresel Finans Krizi sonrasında oluşturulan yeni istihdam fırsatları kaybedilmekle kalmadı, ABD özelinde 35 milyon kişinin işsiz kalmasıyla kendisini gösteren ciddi bir sosyal travma ortaya çıktı.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hükümetler ekonomik ve sosyal hayatı tamamen durdurmanın toplumsal refah ve kendileri için siyasi destek anlamında ciddi riskler barındırdığını gördükleri için ilk etapta süreci izlemeyi tercih ettiler.

Ancak Kovid-19 virüsünün insan hayatı için oluşturduğu ölümcül tehdit ortaya çıkıp ABD, İtalya, İspanya, Fransa, Brezilya gibi ülkelerde sağlık sistemleri önlerindeki meydan okumayla baş etmekte zorlanınca çok sert kısıtlama kararları alınarak salgının yayılması engellenmeye çalışıldı.

Hal böyle olunca ülkemiz de maalesef ekonomik olarak özellikle hizmet iş kolları ve turizmdeki gelir kaybına bağlı olarak ciddi bir ekonomik kayıp verdi.

Bunun yansımalarını önümüzdeki aylarda daha sert olarak görebiliriz.

İŞGEM olarak süreçten olumsuz etkilenen diğer sektörler gibi bizde etkilendik. Ancak pandemi sürecinde ulusal medya organları vasıtasıyla sürekli olarak halkımızı doğru bilgilendirme ve salgına karşı duyarlılık bilinci geliştirme faaliyetleri geliştirdik, yaklaşık 50 defa basın açıklaması yaptık. Piyasaya sahte ve niteliksiz ürün sürenlere karşı mücadele ettik. İş güvenliği sektörü bakımından diğer bir olumsuz durum ise kamu alımlarındaki düşüşler ile bazı projelerin durma noktasına gelmesinden kaynaklı oldu. Ancak her şeye rağmen faaliyetlerimizi sürdürmekte ve e – ticaret altyapımızı güçlendirerek yolumuza devam etmekteyiz. Maalesef bir kez daha vurgulamak gerekir ki, krizi fırsata çevirmeye çalışan firmalarda oldu. Yıllardan beri alışveriş yaptığımız bazı maske üreticileri o süreçte bize mal akışını kesti veya 5 – 10 katı fiyatlarla mal tedariki sağladılar. Bu nedenle gelecek süreçte o firmalarla olan ticari bağlarımızı kestik.

Ticarette süreklilik ilkesini esas alınması elzemdir; aksi halde günübirlik kazançlar firmaları büyütemez diye düşünüyorum.

Bu süreçte firma olarak çalışmalarınızı daha çok hangi alanda (Ar-Ge, inovasyon, pazarlama, üretim vb.) yoğunlaştırdınız?

Bu süreçte maske, dezenfektan, tıbbi eldiven, tulum ve gözlük gibi temel koruyucu malzemelerin tedarik ve arz süreçlerini işlettik. En hızlı tedarik, en uygun fiyat ilkesi çerçevesinde faaliyetlerimizi yürüttük. Doğrusu pandemiden dolayı birebir pazarlama faaliyetlerimize ara verdik daha çok telefonla hizmet ve e – ticaret satış yöntemleri üzerine yoğunlaştık. Yakın zamanda Türkiye’nin en kapsamlı iş güvenliği e – ticaret portalını halkımızın hizmetine sunacağız.

Yaşanan süreç ve sonrası ile ilgili sektörel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Yaşanan sürecin iş sağlığı ve güvenliği sektörü açısından ders ve tecrübe niteliğinde bir önemli bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Bu temelde yaklaşıldığında firmaların avantaj ve dezavantajlarını değerlendirmesi ve bu eksende yol haritalarını belirmesi açısından son derece önemli bir süreçti diyebilirim.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Nalbur Teknik Dergisi ve Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı organizasyonunu en zor zamanda dahi çalışmalarını sürdürmesi ve sektöre olan ilgi ve alakalarından dolayı kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Ülke olarak bu zor zamanları geride bırakacağımıza olan inancımız tamdır. Dolayısıyla İŞGEM (İş Güvenliği Ekipmanları Merkezi) olarak yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2021 yılı başında 2.500 m2 yeni hizmet binamıza taşınmayı hedefliyoruz ve akabinde tüm Türkiye’ye hizmet verebilecek bir altyapı kurmayı planlıyoruz. Bölge satış temsilcilerimiz vasıtasıyla tüm Türkiye’de sektöre yön veren bir firma olarak yolumuza devam edeceğiz. Bu röportaj vesilesi ile pandemi sürecinden kaynaklı olarak arayamadığımız ve görüşemediğimiz meslektaşlarımızı ve dergide konuk olan dostlarımızı saygı ve sevgilerimle selamlıyorum ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.