Anasayfa » Genel » Ufuk Hırdavat hızlı ve kaliteli hizmette iddialı!
Hitachi
ufuk1

Ufuk Hırdavat hızlı ve kaliteli hizmette iddialı!

Prensipli ticaret anlayışını online satış ve tahsilat hizmetleri ile taçlandıran Ufuk Hırdavat, kurumsal kartları Trio ve Bayi Kart ile tecrübesiyle ve sağlam alt yapısıyla emin adımlarla ilerliyor

Ufuk Hırdavat Firma Sahibi Burhanettin Erkek ile faaliyetleri ve sektörün durumu hakkında görüşme yaptık.

Ufuk Hırdavat’ın kuruluşu ve bugünlere geliş süreci hakkında bilgi verir misiniz?

“Benim 1986’da Karaköy-Perşembe Pazarı’na gelmem ve orada iş hayatına atılmamla Ufuk Hırdavat’ ın temelleri atılmış oldu. Karaköy’de yaklaşık 10 yıl süren çıraklık ve tezgahtarlık tecrübesinden sonra 1997 yılında Ufuk Hırdavat kuruldu. Farklı sektörlerde iş hayatında bulunan 6 kardeşlerin de Ufuk Hırdavat bünyesinde toplanmasıyla köklü ve kurumsal bir aile şirketi olma yolunda önemli bir adım atılmış oldu. O yıllarda özellikle yurt dışında inşaat sektöründe yerli ve yabancı firmalarla yurt içinde de fabrikalar ve belediyeler ile kullanıcı ağırlıklı çalışan bir firmaydık. Uzun yıllar bu tedarikçi firma konumumuzu sürdürdük. Rusya’da yaşanan krizler, inşaat sektöründe dış piyasanın daralması, Türkiye’deki Bosch, Henkel ve Dekor gibi büyük markaların yeni başlayan pazarlama akınından dolayı biz de toptan pazarlamaya yöneldik. Çeşitli ürünlerinin tedarikçisi olduğumuz bu firmaların bize aktif pazarlamaya yönelmemiz yönünde tavsiyeleri de oldu. Neticede, yaptığımız çalışma ve istişarelerde ticaretimizi özellikle satıcılar kanalı ile aktif pazarlamayla yürütmemizin gerektiğine karar verdik.

Bu alanda piyasada bir boşluk vardı. Eskiden Anadolu’dan İstanbul’a mal almak için gelirlerdi. Sonra iş pazarlamaya dönüştü. Biz de bu noktada iyi bir kadroyla ve o zamana kadar kullanıcıyla çalışmış olmanın verdiği hız ve tecrübeyle işimizi disipline etmiş bir şekilde çalışmalara başladık.

Özellikle yurt dışı firmaları Sibirya’da bile inşaatlar yaparken acil tedarik etmeleri gereken siparişler oluyordu. Geçmiş deneyimimiz sayesinde çok geniş bir ürün yelpazesi hakkında bilgi sahibi olmuştuk. Hassas mikrometreden, kaynak makinasından, parça beze kadar bir şantiyenin ihtiyacı olan her ürünü ranza, yatağa varana kadar satıyorduk. Ciddi miktarlarda mal sattığımız büyük firmalarla çalışabilmemiz için ödeme gibi konularda büyük riskler söz konusuydu. Ortada hiçbir teminat yok, sadece firmanın büyüklüğü ve ismi var. Ama biz bu kriz dönemlerinde çok büyük firmaların da iflas ettiğini gördük. Bayisi olduğumuz markalar pazarlama konusunu değerlendirmemizin bizim için de onlar için de büyük faydalar sağlayacağını belirttiler. Bunları istişare edip, bu yönde karar aldık. Satıcı firmalar kanalı ile tamamen garanti tahsilat sistemli bir satış sistemi kurduk. Bu bağlamda da Trio ve Bayi kartla bunu güçlendirdik.

Biz, Perşembe Pazarı kökenli bir firma olarak, 2005 yılında Ümraniye’de yeni bir yer açtık. Aktif pazarlamaya başladık. Öncelikle İstanbul ağırlıklı olmak üzere, nalbur dediğimiz bu segmentteki en alt birime kadar bütün sektör aktörlerini pazarlama alanımıza aldık. Bunların bütün tedariklerini gerçekleştirmekle beraber, ana eksenimiz, elektrikli el aletlerinden elektrotuna kadar olan teknik hırdavat alanı başta olmak üzere, biz bu konsepte yapı ve iş güvenliği ürünlerini de dahil ederek, bunların pazarlamasını yapıyoruz. Önceden beri, kullanıcıyla çalışmış olmamızdan dolayı, piyasada kısa sürede bir talep oluştu. Bizim sunduğumuz kaliteli ve hızlı hizmet sektörde gereken rağbeti gördü. Bunu tam anlamıyla karşılamak adına, Perşembe Pazarındaki yerimizi de taşıdık, oradaki tecrübeli personelimizle beraber kullanıcılarla çalışmalarımızı askıya alıp, satıcılar kanalıyla ürünlerimizi satmaya yöneldik. Prensip olarak teminat almadığımız firmalarla çalışmadık. 2005’te başladığımız bu süreçte Trakya’ya da açıldık. Şimdi geldiğimiz noktada ise Türkiye’nin hemen hemen her yerinde varız. Gidemediğimiz yerlerde ise bizim ürünlerimizin bayiliğini yapan alt bayilerimiz aracılığıyla ulaşmış oluyoruz.

Biz ticari anlamda firmamızı ürün çeşitliliği açısından 3 temel üzerine kurmak istiyorduk. Birincisi, Türkiye’de ulusal ve uluslararası ismi olan önemli pazar paylarına sahip, Henkel, Bosch, Makita, Kale Kilit, Karbosan, Atlas Zımpara, Dekor Rulo ve Hassan gibi yaklaşık 30-35 markanın bayiliğini yapmaktı.

İkincisi, kendi markalarımızı oluşturmaktı. Bu yönde de kimyasal yapıştırıcı ve iş güvenliği ürün gruplarında ‘Piton’ markamızı oluşturduk. Kesici ve aşındırıcı metal ürünleri gruplarında ise ‘Rayko’ markamızı oluşturduk.

Üçüncüsü de, özellikle Avrupa başta olmak üzere kendi alanında kalite ve pazar payı olarak iyi bir noktada olan markaların distribütörlüğünü almaktı.

Bu manada İngiltere, Fransa ve Hindistan’dan firmalarla anlaştık. Geldiğimiz nokta birinci aşamayı tamamladık, ikinci ve üçüncü aşamalarda da önemli mesafeler kat ettik. Bundan sonraki çalışmalarımız özellikle kendi markalarımız ve distribütörlükler üzerinde yoğunlaşacaktır. Burdaki önemli kriterlerimizden biri olarak tüketicilerin girdi maliyetlerinde tasarruf sağlayabilecek ürünlerle tüketici memnuiyetini ön planda tutuyoruz. Firma olarak sürekli geniş çeşit, hızlı hizmet ve uygun fiyat sunuyoruz.” 

‘İSİM OLUŞTURABİLECEK, HER YÖNÜYLE MARKA OLACAK 2 MARKA ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ’

Firmanızın pazara sunduğu ürün grupları nelerdir? Kendi üretimini yaptığınız kaç marka var? Bu ürünlerle ilgili servis imkanı veriyor musunuz?

“Biz teknik hırdavat, iş güvenliği, elektrikli el aletleri, yapı kimyasal grubunda silikon, köpük, vs., yapıştırıcı grubu dediğimiz ambalaj bantlarından bina yalıtımında kullanılan pek çok bantlara kadar ve kısmen sıhhî tesisat alanlarında ürünler sunuyoruz. Bosch, Henkel gibi pek çok markanın bayiliğini yapıyoruz.

Yapıştırıcı ve kimyasal ürün gruplarında 4-5 ayrı marka ve sarf malzemesi dediğimiz metal aşındırıcı alanında da 4-5 tane marka çıkarılabilir. Ama markaların tanıtımı, reklamı ve bir noktaya gelmesi ciddi bir maliyet gerektirir. Biz çok markayla çalışmak yerine piyasada iyi reklam yapabileceğimiz, isim oluşturabilecek, her yönüyle marka olacak 2 marka üzerinde çalışmayı tercih ettik. Ürün gamında yapacağımız strateji ve bunlara ayıracağımız reklam bütçelerine bağlı olarak bu marka sayısı artabilir. Şu an Piton ve Rayko markalarımız var. Piton daha eski markamızdır. Piton iş güvenliği malzemeleri, silikon, köpük, mastik ve ambalaj malzemeleri alanındaki ürünlerimizi temsil ediyor. Avrupa ham maddeli ürünlerimiz piyasada yılların markalarıyla aynı rafta, aynı kalitede ve benzer fiyatlarla sunuluyor. Rayko’da metal kesici, aşındırıcı dediğimiz beton delme matkap uçları, beton, asfalt, granit kesme testereleri, delme pançları, maket bıçağı ve al aleti grubu ürünlerimizi temsil ediyor.”

NEREDEYSA HER AY BİR ÜRÜN İLAVE EDİYORUZ.

Piyasaya yeni olarak sunacağınız ürünleriniz nelerdir? Piyasada hangi ürünlerde iddialısınız?

“Bizim ürün sunmada 3-4 yıldır, hemen hemen her ay bir ürün sunuyoruz. Ürün çeşitliliğimiz sürekli artıyor. Mesela bugün bile ithal ettiğimiz yeni bir ürünü sunacağız. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde çok büyük miktarda ürün gamımızı artırmayı hedefliyoruz. Piton ve Rayko markalarımız şu an ticaretimizin içinde cirosal anlamda ciddi pay almaya başladı. Önceden hedeflediğimiz, bayiliğini yaptığımız diğer markaların cirosunu düşürmeden bu iki markamızın pazardaki etkinliğini artırmaktı. Geldiğimiz noktada bu iki markamız genel ciromuz içinde önemli bir pay sahibi olmuştur.

‘İLK ÜÇTE OLAMAYACAĞIMIZ BAYİLİKLERE SICAK BAKMIYORUZ’

Özellikle bir üründe iddialı olmak pazarlama firmaları açısından yeterli değil, genelde iddialı olmak lazım. Biz açıkçası iddialı olamayacağımız hiçbir ürün guruplarını tercih etmiyoruz. Pazardaki ciro hacmine göre ağırlıkta olduğumuz ürünlerimiz var ama biz girdiğimiz her markanın cirosal anlamda ilk üçte olan bayisinden biri olmaya özen gösteriyoruz. Bu noktada İLK üçte olamayacağımız bayiliklere sıcak bakmıyoruz. Her üründe ve genel totalde de iddialıyız.”

Kaç bölge müdürü ve kaç bayiniz var? Satış ve pazarlama alanında ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

“Ufuk Hırdavat, pazarlamada bütün herşeyi birarada işletme ve girdi maliyetlerini göz önünde bulundurarak hareket eden bir firma. Dolayısıyla, müşterinin katalogtaki ürünü çekip almak ve o hızda ürünü elde etmek istediği bir bilişim çağında ticaret yaptığının farkında. Fiziki anlamda çok büyük maliyetler oluşturmamak adına elektronik ortama çok özen gösteren bir firmayız. Bizim sipariş aşamasından sevkiyat aşamasına kadar ödeme sistemi de dahil olmak üzere her şey online olarak hareket ediyor. Müşterimiz herhangi bir saatte sistemimize girip, siparişini verebilir, içerdeki siparişlerini, kendisine sevkedilmesi gereken ürünü, geçmişte aldığı ürünü kaç liraya aldığını ve kendi borcunu, cari hesabını, vadesini görebilir. Kendisiyle ilgili tüm bilgilere ulaşabilir, bu bizim olmazsa olmazımızdır. Firmalar fiziki açıdan günün belli bir saatinde kapanır ama bu sistemle biz müşterimize her zaman yararlanabileceği hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Bilişim altyapısına ciddi bir altyapı yatırımı yaptık, bunun faydasını biz de gördük. Müşterilerimizin memnuniyetini ve verilen hizmetin hızını artıran bu sistemle aynı zamanda ödemeler konusunda da bize artılarını gördük. 1000’in üzerinde bayimiz var.”

İSTEDİĞİ KADAR TAKSİT VE ÇEK İÇİN TARİH İMKÂNI SUNUYOR

Trio ve Bayi Kart faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

“Ticaretin en önemli sıkıntılardan biri tahsilat sorunudur. Biz ufuk hırdavat olarak tahsilat kısmını bankaların daha profesyonel yapacağı düşüncesi ile hareket ettik. Yapı Kredi’nin Trio Kart ve İş Bankası’nda Bayi Kart olmak üzere 2 kurumsal kartla devam ediyoruz. Bu kartlar için, ‘bizim sistemimize giriş anahtarıdır’ diyebiliriz. Bizimle çalışmak isteyen firmaların sistemimize dahil olmaları için her iki kartı veya birini çıkartması gerekiyor. Trio kart bir elektronik çektir. Müşteri bizden bu kartla bin ayrı çekim yapabilir. masrafı sadece yıllık 50-60 lira kart ücretidir. Aslında bu elektronik çektir, sadece bizde geçer. Bu bir şart gibi algılansa da, aslında biz müşterimiz adına bir maliyete katlanıp, bu uygulamayı kullanıyoruz, bu da işimize ve müşterimize olan saygıdan ileri geliyor. Ödeme araçlarını artırıyoruz. İstediği kadar taksit imkanı sunuyoruz. Bu kartları veren bankalar, sektörel bazda destek veriyorlar. Örneğin Bayi Kart akaryakıtta Petrol Ofisi’yle, yapı sektöründe bizimle işbirliği yaptı. Bu arada müşterimize de tedarikçimize de en az riskle yapmanın yollarına bakıyoruz. Müşterimiz bu risk anlayışını bu süreçle daha iyi anlıyor ve kontrollü bir ticaretin yapılmasını sağlıyoruz. Bunları yapmayıp, sadece satış için çalışıyor olabilirdik ama biz ticaretimizin %100’ünü bu kartlarla yapıyoruz. Kartları kullanma isteği olmayanlarla çalışmıyoruz. Bundan bizim müşteriye ihtiyacımız olmadığı anlaşılmasın, elbette var ama biz bunu hizmet ve ürünlerimizle en iyi rekabeti göstererek yerine getirmeye çalışıyoruz. Biz yaptığımız işi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.”

Müşteri ağınızı artırmak için hangi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

“Bizim pazarlama ekibimiz dışarda mal satan eleman olarak değil, müşteriyi ziyaret eden, onu doğru ticarete, piyasanın gerçeklerine, günceline yönlendiren elemanlar olarak hareket ediyor. Biz elektronik ortam aracılığıyla müşterilerimizle iş ilişkilerimizi, hizmetlerimizi hızlı bir şekilde zaten yürütüyoruz. Bir kampanya çıkardığımız zaman, bizim dışardaki arkadaşımızla müşteri aynı anda haberdar oluyor. Ürünler, fiyatlar, iskonto, kampanyalar herşey elektronik ortamda var. Bundan dolayı bizim pazarlamadaki arkadaşımız satış için bir vakit harcamıyor. Yeni gittiğimiz yerlerde bu ihtiyaç olabilir.”

‘AİLEMİZE BİR BİREY KATIYOR GÖZÜYLE BAKIYORUZ’

Yeni bir bayilik verirken hangi kriterlere önem veriyorsunuz?

“Ufuk Hırdavat bu konuda piyasanın deyimiyle ‘katı’, prensipli bir firma. Biz bayilik verirken firmanın ticari ahlakına çok önem veriyoruz. Yani firmanın iş yapış şekline, müşterisine, çalışanına, tedarikçisine bakışı nasıl. bir tecrübesi var mı, işine yatırım yapıyor mu? Bizim bakış açımız öncelikle bu kriterlerdir. Allahü teâlâ’ya hamdolsun ki, bizim çalıştığımız her bayimizi her anlamda destekleye bilecek imkanlarımız var. Satıştaki ürünlerimiz zaten çok fazla stokta bekleyen ürünler değil, hızlı satılan ürünlerdir. Dolayısıyla müşterimizin ticarete bakış açısı, ödeme performansı, esnaflığı, ticari riski, firmanın konumu, yapısı, ekonomik referansları, geçmişi, geleceği ile ilgili çalışmaları gibi kıstaslara bakarak, her bir müşteriye bu anlamda ciddi bir emek sarfediyoruz. Biz meseleye ailemize bir birey katıyor gözüyle bakıyoruz. Bu durum ilk etapta müşteriler veya işe alacağımız arkadaşlar tarafından eksik algılansa da yapıya, kadroya dahil olduklarında bizim ne demek istediğimiz çok daha net anlaşılıyor. Örneğin biz, kışın hizmet veremeyeceğimiz bir yere yazın da gitmeyiz. Piyasada birçok firma bu kriterleri zaten uyguluyor.”

Rekabet ettiğiniz firmalardan sizi ayıran özellikler nedir?

“Firma olarak farkımız, hizmet kalitemiz ve bu hizmeti elektronik ortamda kesintisiz sunuyor olmamız. Biz bu alanda uluslararası alanda büyük başarı sağlamış Bosch, Henkel gibi markalar bunu nasıl yapmış, hangi stratejileri izlemiş, nasıl hareket ederek bu noktalara gelmiş sorularına cevap bularak, aynı konuma gelmenin yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bunların herbirinden beğendiğimiz ve olması gerekir diye düşündüğümüz yönleri kendi bünyemizde uyguladık. Bazı noktalarda onların da yapmadığı uygulamaları hayata geçirdik.

Bana göre en büyük fark, ticaretini bulunduğun devrin şartlarına göre gerçekleştiriyor olmaktır.”

Satış sonrası teknik destek noktasında nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?

“Bayisi olduğumuz markaların satış sonrası teknik destekleri, servisleri var. Kendi ürünlerimiz sarf malzemesi olduğu için bir teknik servis söz konusu değil. Bunların sertifikaları, TSE, CE belgeleri var. Biz müşterinin şikâyetine göre, mesela bir elektrikli el aleti aldığında, bir arızası varsa onların zaten kendi ana servisleri var. Buradan hizmet alamıyorlarsa, biz devreye giriyoruz. Bunun dışında sarf malzemelerinde herhangi bir şey varsa, bunu üreten firma olarak, biz fabrikalarda teknik bir ekiple nerede bir problem var, neden oluyor konularına eğilerek, gerekli teknik desteği veriyoruz.”

Nalbur sektörüne Çin ürünlerinin etkisi nedir?

“Çin ürünleri ilk gelen ürünlere göre aynı değil. Çünkü şimdi Çin’de artık her kalitede ürün üretiliyor. İşçilik ve enerji gerektiren ürünlerde Çin daha ucuzdur. Siz hangi kalitede ürün isterseniz, ona göre yapıyor. Avrupa’da veya ülkemizdeki üretim yapan birçok firmalar kendi teknik ekibiyle birlikte ya Çin’deki büyük fabrikalara ortak oldular ya da orada yeni fabrikalar kurarak devam ettiler. Çin şu anda dünyanın bir üretim deposudur.”

DİSTRİBÜTÖRLÜK VEREREK İHRACATIMIZI ARTIRACAĞIZ

Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? İhracat hacminiz nedir? İhracatı artırmak için neler yapıyorsunuz?

“Bizim kendi markalarımızla ilgili hedeflerimiz var. Türkî cumhuriyetler, Ortadoğu gibi pek çok yere ihracatımız var. İhracat yapacağımız ülkelerde bizim kendi markalarımızı distribütörler aracılığıyla devam edeceğiz. O ülkedeki distribütörlere fuar ve medya, reklam desteği vererek ihracat hacmimizi artırmayı düşünüyoruz. Pazarlama yöntemiyle yapılan ihracatlar eksiye dönebiliyor ama bu şekilde yaparak yerinde bir hizmet sunmak daha isabetli diye düşünüyoruz. Geleceğin de satış stratejisi bu gibi gözüküyor. İhracat yaptığımız ülkelerdeki ticari kanunların ve şartlarının olumlu anlamda değişmesi durumunda kendimizde orada direk yer açabiliriz.”

İthalat konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?

“İthalat konusunda zaman zaman Çin’le sorunlar olabiliyor ama kendi dalında kaliteye önem veren firmalarla çalışıyoruz. Geçmiş 10 yıla göre bu alanda da sorunlar gideriliyor. Biz asıl ürünlerin Türkiye’ye girişinde yerli üreticiyi korumak adına yapılan prosedürler sonucu uygulanan gözetim adı altında ağır vergilerden sıkıntı çekiyoruz. Ürünler üretim aşamasındayken veya yoldayken değişen kanunlar hemen uygulandığı için ürünleri çekmekte zaman zaman zorlanıyoruz. Otomatik yeni gümrük sistemiyle defalarca getirdiğimiz halde ürünler detaylı muayene edilmesi noktasında tekrar kontrolden geçiyor. Kırmızı diye tabir edilen komple muayeneye birçok ürün takılıyor. Sadece biz de değil pek çok firmada bu oluyor. Ama zamanla bu sorunların da biteceğini düşünüyorum. Devletin yerli imalatçıyı korumak için yaptığı uygulamalar yerinde olsa da bu konuda da ihracatla getirilen ürünler için çalışmalar var. İhracat yapmak istediğiniz ürünü bir miktar depolayıp, ihracatını yaparsanız devlet vergi almıyor. Ama Türkiye’nin genel ticari yapısını düşündüğümüz zaman, bu iş herkesin yapabileceği bir iş değil. Aslında Balkanlardan, Türkî Cumhuriyetler’den gelerek ülkemizden mal alan firmalar Dubai’ye kaydılar.”

Fuarlara katılma konusunda düşünceniz nedir? Hangi fuarlara katılıyorsunuz?

“Fuarlara katılma tanıtım açısından önemli ama bu gün tanıtım araçları o kadar zengin ki. Biz sektörel fuarlarda müşterilerimize, bayilerimize destek vererek katılmayı düşünüyoruz. Bölgesel bayilerimize vereceğimiz bu destek hem onların ticari gelişimlerinde yarar sağlıyor, hem de bölgesel nokta atışı yapılmış oluyor. Ama uluslararası fuarlara katılmayı düşünüyoruz.”

2013 yılınız nasıl geçiyor? Bu ana kadar, bu yıl için hedefleriniz hangi oranda gerçekleşti? 2014 yılı için düşünceleriniz nelerdir?

“Bizim için 2013 yılı, 2012 yılından daha iyi geçti. Mikro ölçekte baktığımızda önümüzdeki yıllar Ufuk Hırdavat için daha güzel yıllar olacaktır, inşâAllah. Distribütörlükler noktasında eksiklerimizi tamamlıyoruz. Ürün çeşitliliğimizi ve kârlılığımızı artırarak, yolumuza daha sağlam daha emin adımlarla devam ediyoruz.

Ülkemiz açısından birçok güzel şeyler oluyor. Maalesef, dünya ve bölgemizdeki konjonktürden dolayı bazen sıkıntılar da yaşanıyor. Piyasalarda bir tedirginlik var. 2012 yılında bu daha fazla idi. Bu yıl toplumsal olaylar yaşansa da bu piyasalara çok fazla yansımadı. Biz, bu ay itibariyle 2012 yılının cirosunu geçtik. 2014 yılının daha iyi olacağını düşünüyorum.”

Gelişen Türk ekonomisi içerisinde firmanızın, nalbur ve hırdavat sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

“Geçmişte yapılan işlerde örneğin Galata Köprüsü yapılırken bu tabana çok daha iyi yansıyordu. Günümüzde Galata Köprüsü ile mukayese edilemeyecek projeler yapılıyor ancak eskiye nazaran tabana yansımıyor. Şimdi Türk ekonomisi hacimce gelişirken bu, tabana tam olarak yansımıyor. Bu önemli bir sorun, önemli başka bir sorun da hâlâ en büyük müşteri; devlet, TOKİ ve devlete iş yapanlar. Fabrikalardan direk şantiyelere servis başladı. Bundan dolayı bu büyük gelişmeler tabana yansımıyor. Bizim alıştığımız biçime göre ülkemiz gelişiyorsa, her yerin hareket etmesi gerekiyor ama bazı yerler hareket ediyor. Araba sayısı gün geçtikçe artıyor, herkesin elinde akıllı telefon var. Kötüye gittiği söylenmesine rağmen, insanların zenginleştiği de bir gerçek. İnsanların, firmaların ütopya sayılacak hedefleri var, memnuniyetsizliğin bir sebebi de bu. 2014 yılı için de pek çok senaryolar çiziliyor ama ben açıkçası 2014 yılı ve bundan sonrası için de çok büyük olaylar olmadıktan sonra kötümser bir durumla karşılaşacağımızı düşünmüyorum. Zaten beterin beteri vardır derler, yan tarafımızda savaş var ama ülkemiz buna rağmen büyümeye devam ediyor. İnşâAllah, terör olayları da tamamen bitirilirse, ülkemizde daha olumlu şeyler yaşanacaktır, ciddi bir sıçrayış olacaktır. Eskilerin biz sözü var, gün olur haftayı kurtarır, gün olur ayı kurtarır, gün olur yılı kurtarır. Biz ticaretimizde önümüze bakacağız; sabırla, azimle, karalılıkla yolumuza devam edeceğiz. Ezelde rızkımız ne ise o gelecek, biz tedbirimizi alacağız ama takdir Mevlânın.”

‘PAYLAŞMAYI ÖNEMSİYORUZ’

İnternet ortamında online satış konusunda neler yapıyorsunuz? 5 tane farklı internet sitesiyle hizmet vermenizin sebebi nedir? Sitenizdeki Müşteri Memnuniyet Anketi sonuçlarına göre nasıl hareket ediyorsunuz?

“İnternet ortamında online satış konusunda biz, bizim bayilerimizin sattığı ürünleri bu yolla satarak onlara zarar verebilir düşüncesindeyiz. Bu duruma yol açmamak için gereken özeni gösteriyoruz. Şundan emin olmak istiyoruz ki, bu yapacağımız iş, bize yeni bir pazar mı kazandıracak yoksa müşterilerimizin mevcut pazarını mı daraltacak. Bu noktada tam emin olduktan sonra bu konuda çalışmalar yapmak istiyoruz. Bun da müşterilerimizle paylaşarak netleştirebiliriz. Biz firma olarak paylaşmayı çok seviyoruz. Çünkü ne kadar paylaşırsak o kadar da bereket olur, çoğalır.

Biz sistemi yapılandırırken Ufuk Hırdavat çatısı altında bütün markaları sunarken, bu markaların Ufuk Hırdavat sitesi içinde kaybolmasını istemedik. Her bir marka gelişimlerini burada tamamlasın, buradaki yenilikleri müşteri daha iyi fark edebilsin diye bu 5 tane farklı internet sitesiyle hizmet vermeyi mantıklı bulduk.” 

Günümüzde kardeşlerle çalışmak zor gibi görünüyor. Bu bağlamda siz bir arada kalmayı nasıl başarıyorsunuz? 

“Öncelikle şahsi görüşüm dünya ne seçim ne geçim dünyası değil, dünya imtihan dünyası, bütün yaptığımız ticaret ilişkilerimiz maddi varlıklarımızın tamamı bir araçtır. Aslolan Hakk’ın Rızası’nı kazanmaktır. Meseleye buradan bakınca, aslında sorunlar çözülüyor, herkesi kardeşiniz olarak görebiliyorsunuz. Yaşadığınız şeylerinde imtihan olduğunun bilincinde olunca, sorunları daha kolay aşabiliyorsunuz. Şirketimizde çalışan herkesi kardeşimiz olarak görüyoruz. Kardeşlerle birlikte çalışmaların bazı zor yanları olsa da meseleye hakkaniyet ve kardeşlik bağları üzerinden bakarsanız, çok güzel bir duygu olduğunu daha net olarak anlıyorsunuz.” 

Toparlamak gerekirse, son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

“Ticarette artık bir yönüyle bazı haksızlıklar, yanlışlıklar olsa da buna sabırla devam etmek lazım. Ülkemizde maalesef her bölgede vergi alınamıyor. Bizim üzerimizdeki vergi yükünün düşürülmesi için vergiyi tüm kesimlere yaymak gerekiyor. Türkiye’de bazı yapılanmalar sonucu elektronik faturaya geçiliyor. Bununla tabana yayılma söz konusu.

Devlet de vergi sisteminde yapılması gereken hâlâ çok şey var. Gündemde kıdem tazminatı ve sigortalar var, bunu adaletle tabana yayabilirse ticaret daha çok rayına girer düşüncesindeyim.

Bunun neticesinde ticaretimiz daha kurumsal ve şeffaf bir yapı kazanacak. Biz bu kurumsallık trendine bindik, devam ediyoruz. Bunu yaparken de kültürümüzden, inançlarımızdan, prensiplerimizden ve doğru olan ticaret ahlakımızdan taviz vermeden yapabilmeliyiz.”

Bir yorum

  1. İyi günler ben kayseride yaşıyorum sizden bayilik istiyorum şartlarınız nelerdir destekleriniz varmı? Teşekkürler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*