egesan-egeli-zımpara

“Pandemi Sürecinde, Üretimde Sürekliliği Devam Ettirerek Yeni Ürün Geliştirme Çalışmalarına Odaklandık”

“Pandemi Sürecinde, Üretimde Sürekliliği Devam Ettirerek Yeni Ürün Geliştirme Çalışmalarına Odaklandık”

Egesan Aşındırıcı Taşlar San. A.Ş. ve Egeli Zımpara San. A.Ş. pandemi sürecindeki çalışmalarını, kendi vizyonu içinde benimsediği strateji ve alışılagelmiş uygulamaları ile en sorunsuz şekilde sürdüren firmalardan biri. Firma olarak her türlü krize daima hazırlıklı olma stratejileri ile pandeminin en yoğun geçtiği dönemlerde bile üretim kapasitelerinde azalma yaşamadıklarını belirten Pazarlama Müdürü Burak Çağlar, salgın döneminde özellikle ürün geliştirme alanına odaklandıklarını ve bu alanda oldukça başarılı sonuçlar aldıklarını söylüyor.

Yaşanan sürecin, tedarik açısından dünyanın belli bir coğrafi bölgesinden daha dengeli bir düzleme kaydığını belirten Burak Çağlar, bu süreçte oluşan risklerden dolayı üretici ve kullanıcının, sürdürülebilirlik için tedarik kanallarını batıya kaydırdığını belirtiyor. Bu dönemde lansmanını yaptıklarını INDUSTRY serisi taşları hakkında da bilgiler veren Çağlar ile pandemi sürecinin sektöre etkilerini ve bu dönemde yaptıkları çalışmalar hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Firma olarak pandemi sürecindeki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Egesan Aşındırıcı Taşlar San A.Ş. ve Egeli Zımpara San. A.Ş. olarak, bizler de tüm dünya gibi bu öngörülmesi imkansız pandemi sürecine hazırlıksız yakalandık. Yalnız, bir şirket vizyonu olarak benimsediğimiz her türlü krize daima hazırlıklı olma stratejimiz sayesinde hem tedarik zinciri, hem üretim, hem de satış kanallarında bu süreci çok hızlı kontrol altına almayı başardık.

Bu sayede üretim kapasitemizde pandeminin en yoğun geçtiği dönemler dahil, neredeyse hiç azalma yaşanmadı diyebiliriz.

Her iki üretim tesisimizde operasyonumuzun çok büyük bir bölümünün otomatik makineler tarafından yapılıyor olması, bunları kontrol eden operatör arkadaşlarımızın, pandemi öncesinde de sosyal olarak birbirlerine mesafeli çalışmalarına olanak sağlıyordu. Bu nedenle tesislerimizde sosyal mesafeyi sağlamak bizim için bu süreçte çok zor olmadı.

Fakat tüm dünyanın içinde bulunduğu bu talihsiz dönemi, Egesan Aşındırıcı Taşlar San. A.Ş. ve Egeli Zımpara San. A.Ş. olarak en az olumsuz etkiyle atlatıyor olmamızın temel nedeni, önlemlerimizi çok önceden almış olmamız ve bu önlemlerin uygulanması konusunda bugün dahil hiçbir esneklik göstermememizdir.

Egesan Fabrika Havadan Çekim

Son dönemde dünya çapında yaşanan sosyal ve ekonomik gelişmeler paralelinde değerlendirecek olursanız, yaşanan süreç firma olarak sizi nasıl etkiledi? Yaşanan sürecin sektöre ve dolayısıyla size yansımaları hakkında neler söylersiniz?

Pandemi süreci aslında 1971’de ABD ile Çin arasında başlayan pingpong diplomasisinden beri giderek güçlenen ve tekelleşmeye başlayan Uzak Doğu ekonomisini büyük oranda etkiledi.

Geçen yıllar boyunca çok az istisna hariç dünyanın neredeyse tüm üretim odaklı ülkeleri, fiyat rekabetine odaklı bir üretim anlayışına geçtikleri için tedarik zinciri üzerinde büyük riskler alarak hammadde tedarikinin çok büyük bir kısmını Uzak Doğu’dan yapmaya başladılar.

Pandemi süreci, bu anlamda tüm dünyayı tekrar okul sırlarına oturtup kuralları bir kez daha, fakat bu sefer acı bir deneyimle hatırlattı diyebiliriz. Tek bir tedarikçiye veya tek bir coğrafyaya bağlı bir tedarik zinciri yönetiminin bir üretim tesisini, 2020 yılında bile durma noktasına getirebileceğini çok sert bir deneyimle tüm dünya olarak tekrar hatırladık.

Şimdi ekonomi tekrar dengeli dağılım eğiliminde hareket ediyor. Üretici de kullanıcı da bu riski bir daha göze almak yerine, daha fazla para ödemeyi tercih ederek, sürdürülebilirlik için tedarik kanallarını batıya kaydırıyor. Bu aynı zamanda son üründeki kalitenin de yükselişi anlamına geliyor.

Bizler ise Egesan Aşındırıcı Taşlar San A.Ş. ve Egeli Zımpara San. A.Ş. olarak kaliteyi ve üretimin sürdürülebilirliğini kuruluşumuzdan beri bir vizyon olarak benimsediğimizden sanayinin büyük bir kısmının deneyimlediği bu zorlu sürece neredeyse hiç maruz kalmadık diyebiliriz.

Bu süreçte firma olarak çalışmalarınızı daha çok hangi alanda (Ar-Ge, inovasyon, pazarlama, üretim vb.) yoğunlaştırdınız?

Özelikle pandemi döneminin başlangıç aşaması, yani tüm ülkenin evlerine kapandığı dönemde Egesan Aşındırıcı Taşlar San. A.Ş. ve Egeli Zımpara San. A.Ş. olarak bazı durumları fırsata çevirmeyi bildik. Örneğin; hem üretim hem saha ekibimizin ürün, strateji ve şirket vizyonu gibi konulardaki bilgilerini tazeleme, teknik eğitimler organize etme gibi fırsatlar bulduk. Bu eğitimlerin bir çoğunu tedarikçilerimizle bir sinerji içinde gerçekleştirdiğimiz için interaktif ve yüksek verimli bir süreç oldu. Bunların tamamını online platformlar üzerinden verimli bir şekilde gerçekleştirdik.

Bu dönemde özellikle ürün geliştirme alanına odaklandık. Hem mevcut ürün gamımız hem de sektörün ihtiyaç duyduğu; işletmelerin verimliliğini arttıracak, birim zamanda daha fazla iş yapma kapasitesine sahip yeni ürünler üzerinde çalışmalar yapma fırsatımız oldu ve oldukça başarılı sonuçlara imzalar attık.

Bunlardan biri, yeni lansmanını yaptığımız INDUSTRY serisi taşlarımız. Egesan’ın özgün görsel dizaynını, modernize ederek kullanıcıya sunduğumuz bu serinin üretim aşamasında da bire bir aynı vizyona sadık kalındı. Modern işletmelerin birinci önceliği olan verimliliği merkeze koyduğumuz bu ürün gelişme sürecimizin sonunda, kullanıcıları birim maliyetten ve zamandan tasarruf ettirebilecek yeteneklere sahip yepyeni bir seri ortaya çıkarmayı başardık.

Yaşanan süreç ve sonrası ile ilgili sektörel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Aşındırıcı sektörü aşağı yukarı tüm sanayiye direkt veya dolaylı yoldan hizmet veren bir sektör olduğundan, hizmet verdiği bu sektörlerden herhangi birinin veya birkaçının dönemsel olarak zayıflama eğilimine girmesi, aşındırıcı sektörünü aynı oranda değil, bağlı olunan sektörün büyüklüğüne göre fakat her durumda daha düşük oranlarda etkilemekte.

Bu dönemde inşaat ve otomotiv gibi hizmet verdiğimiz 2 büyük sektörün büyük darbeler aldığını gördük fakat aşındırıcı sektörü diğer hizmet verdiği sektörler sayesinde zararını en alt seviyede tutmayı başardı.

Pandemi süreci, ayrıca insanların harcama alışkanlıklarının da değişmesine yol açtı. Bu sayede birçok yeni iş kolu kuruldu ve kurulmaya devam ediyor. Bu iş kollarının da direkt veya dolaylı yollarla aşındırıcı ürünlere ihtiyacı oluyor. Sonuç olarak bazı grafikler iniş eğilimine girerken bazıları yükseliyor ve hatta sıfırdan kendine yeni bir satır açıyor.

Gelecekte de bu dinamizmin artacağına inanıyoruz. Doğru politikalarla desteklenmesi halinde de Türk üreticilerin dünya çapında çok daha üst sıralarda yer almaları kaçınılmaz olacaktır.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Alınan tüm tedbirlere rağmen ülkemiz olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Pandeminin yanı sıra TL’nin döviz endekslerindeki olumsuz yönelimi aşındırıcı sektörü de dahil tüm sektörleri içgüdüsel olarak daha temkinli olmaya yönlendiriyor. Kesinlikle temkinli olmalıyız fakat inancımızı yitirmeden gelecek vizyonlarımızı gerekiyorsa bir kez daha gözden geçirip emin adımlarla ilerlememiz gerektiğine inanıyoruz.