Ömerağalar Hırdavat, 1927 Yılından Bugüne Ordu İli ve İlçelerine Hizmet Vermenin Onurunu Yaşıyor

Neredeyse bir asrı dolduracak tarihi ile Ordu ili ve çevresine hizmet veren Ömerağalar Hırdavat, yılların verdiği tecrübe ve aile mirası ile müşterilerine en iyisini sunmaya devam ediyor.

Bu ayki esnaf köşemizin konuklarından biri Ordu’nun saygıdeğer esnaflarından Ömerağalar Hırdavat. Dededen oğula ve oradan da toruna şeklinde aile tecrübesinin birikimiyle Ordu ilinde faaliyet gösteren ve bölgedeki herkes tarafından tanınan bir esnaf olan Ömerağalar Hırdavatı daha yakından tanımak için firma sahibi Ömer Çebi ile keyifli bir esnaf sohbeti gerçekleştirdik.

Öncelikle firmanızın kuruluşu ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Temelleri Cumhuriyetimizin kuruluşundan hemen sonraya denk gelen firmamızı dedem Ömer Ağa 1927 yılında kurmuş ve bir eve ne lazımsa bilumum hırdavat malzemeleri getirerek onları satmaya başlamış. Dedeme Ömer Ağa denmesi de toprak, yer, yurt zenginliğinin aksine insanlara gösterdiği şefkat ve babacan tavırlarından dolayı bölge halkı tarafından layık görülmüş. İyi niyetli olduğu ve okuryazar da olmadığı için o yıllarda Ali mektebine gittiğinde sadece rakamları öğrendiği için veresiye verdiği malzemeyi alacak panosuna isim yazmadan sadece rakamı yazarmış ve borcunu ödemeye gelene “senin ne kadar borcun vardı?” diye sorar panoda o rakamı bulunca kâğıdı yırtıp atarmış.  Eğer söylediği miktar panoda yoksa “sen borcunu ödemişsin” deyip gönderirmiş. O yüzden de iki kez iflas etmiş; fakat yılmamış ve üçüncü kez yine aynı yerde aynı ticareti yapmaya devam ederek bugünlere kadar ulaştırmış.

Ticaretteki her zaman insanlara güvenilmesi gerektiğini ilke edinerek evlatlarına, onlarda bize aşılamıştır. Dedem Ömer Ağa: “müşterinizi kesinlikle kandırmayın aksi takdirde kendinizi kandırırsınız, bir müşteri doğruyu söylediğinde size 10 kişi getirebileceği gibi aksi takdirde 10 kişinin de size gelmesini engelleyebilir.” derdi ve bu bizler de düsturla yetiştirildik.

1957 yılındaki vefatının ardında ikinci kuşak olarak babam Burhan Çebi mağazayı devralmış ve beş yıl kadar yalnız işletmiş. Fakat malzeme alımı için Samsun ve İstanbul’a gitmek gerektiği için o yıllarda cip ve kamyon şoförlüğü yapmak da olan Osman (Mehmet) Çebi’nin de katılımıyla beraber çalışmışlar. Osman amcam sabah namazının peşinden mağazayı açarak sobayı yakıp ağabeyleri gelene kadar hazır hale getirirmiş. Girişkenliği ve güler yüzlü sohbetlerinden dolayı tezgâhtarlık işine bakmaya babam Burhan Çebi bakmaya başlamış.  O dönemde lise mezunu ve müdürlük yaptığı için Murat Çebi’ye de mağaza içi muhasebe işini bırakmışlar. Uzun yıllar beraber çalışan üç kardeşe müşteriler malzeme almak istediklerinde yine halk yakıştırması “Ömer Ağa’nın çocuklarında vardır oraya gidelim” demeye başlamışlar.

Bizler ise çekirdekten yetişme esnaf kültürü ve aile terbiyesi ile şımartmadan ortaokul döneminde öğleye kadar, öğleden sonrada mağazaya babama sefer tasıyla yemek götürerek, dükkânda getir-götür işleri yaparak; tabiri caizse esnaflığın tozunu yutturarak yetiştik. İşin sonunda bizler için en güzel ödül, buçuk pide ve gazoz içebilmekti. Bunun için dört gözle öğle saatini bekliyorduk. O dönemlerde çok şanslıydık ve güzel gençlik yılları geçirdik.

28.01.1999’da babam Burhan Çebi’nin vefatından sonra, üçüncü kuşaktan şahsım Ömer Çebi olarak bize bırakılan bu devranı döndürmeye başladım. Daha sonra kardeşimin de gelmesiyle beraber, çalışarak Ordu halkına hizmete devam ettik. 2010 yılında Ticaret Odasının 12. meslek komitesinde hırdavatçılar grubunda o dönemin başarılı ve tek bayanı olan Zübeyde Karadeniz hanımın tavsiyesi üzerine meslek komitesinde yedek listeden göreve girdim. 2014 yılındaki seçimlerde asil listede yer alarak Hırdavatçılar grubu başkan yardımcılığı yapıp 2018 yılındaki seçimlerden sonra 12.meslek komitesi hırdavatçılar başkanlığı görevine seçilerek, bir asra yakın hizmet etmenin haklı gururu ile 48 esnaf arkadaşımız üyelerimizin desteğini alarak ve sorunları bir üst makama iletebilmek adına köprü vazifesini üstlenmiş oldum. 2019 yazında da meclis üyeliği yedek listesinde olduğum için Ticaret ve Sanayi Odasında 56 meclis üyesi arkadaşlarımızla Ordu iline hizmet etmenin gurunu yaşamaktayım.

Firmanızın ürün gamı hakkında bilgi verir misiniz?

Hırdavat ve nalburiye, inşaat ince malzemeleri, su ve sıhhi tesisat malzemeleri, damlama sulama boruları ve sprink çeşitleri, dalgıç pompa ve su motoru ek parçaları ile Ordu’da birçok mağazada bulunmayan ürün çeşidi ile Ömerağalar Hırdavat, firma sahibi meslektaşlarımız ve müşterilerimizin birçoğuna hitap edebilecek yedi bine yakın ürün gamına sahip bulunmaktadır.

Satış pazarlama faaliyetlerinizi nasıl yürütüyorsunuz, satış sonrası hizmetlerle ilgili neler söylemek istersiniz, müşterilerinizin ihtiyaç talepleri ne yönde oluyor, yönlendirme yapıyor musunuz?

Firmamızın hayat politikasında para her zaman ikinci planda olmuştur. Para tercihi ilk planda olanlardan her daim uzak olmuşuzdur. Bir asra yakın Ömerağalar Hırdavatın dedemden başlayıp babam ve amcamların; akabinde ben ve kardeşimin Ordu iline ve ilçelerine mahalle ve köylerine kadar hizmet etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Güler yüzlü karşılama ve müşterilerinize gereken saygıyı göstermediğiniz takdirde mağazanızda trilyonluk malzemeniz dahi olsa müşteri gelmeyince o malzemeyi satamazsınız. Ömerağalar Hırdavat olarak ilk felsefemiz müşteri memnuniyetini ve güvenini sağlamaktır. Mağazamıza gelen müşterimiz şunu iyi bilir ki; kötü ve işe yaramaz malzemeyi bize vermezler, o yüzden çok uzak mesafeden yüzlerce müşterimiz birçok esnafı atlayarak bize gelir. Bunun yanı sıra bizden alınan malzemenin mağazada yapılacak veya monte edilmesi gereken kısımları itina ile yapılır. Yerinde takılacak kısımlarda ise nasıl yapılacağı anlaşılır biçimde anlatıldıktan sonra müşteri memnuniyet ile gönderilir. Bizden alınan ve kullanılmayan sonraki müşterilerimize satarken zorluk çıkarmayacak her ürünümüzün değişimini ve iadesini alarak müşteri memnuniyetini sağlamaktayız. Kaliteli ürünleri mağazamızın ilk açıldığı yıldan bu yana uygun alıp ve uygun satıp müşteri memnuniyetini üst seviyede tutarak müşterilerimizde ayak alışkanlığı sağlamaktayız. Mağazamızda bulunmayan ürünler için de müşterilerimize nerede bulabileceklerini tarif etmenin yanı sıra telefonla diğer meslektaşlarımızı arayarak müşterilerimizin aradığı ürünün ellerinde olup olmadığını soruyoruz. Böylelikle müşterinin uzak mesafelere boşuna gitmesini önleyerek memnuniyetini sağlıyoruz. Aradığımız firma sahibi de kendisine müşteri gönderdiğimiz için o da memnun kalıyor. Rahmetli dedem çocuklarını “müşterilerinizin hem parasını alın hem de duasını” diyerek yetiştirmiş, onlar da bizi aynı nasihatle yetiştirdiler. Allah onlardan razı olsun…

Bölgenizdeki Hırdavat ve Nalbur sektöründeki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dededen kalma ticaretimizde sizin rekabet diye tanımladığınız, bizim çevre esnaf arkadaşlarımızla diyaloğumuz her daim seviyeli olmuştur. Asla rekabet edecek derecede olmamıştır; zira birçoğu ile iş yaptığımız çevrenin dışında aynı mahallede büyüdüğümüz için birbirimize karşı saygı ve sevgi ile bütünleşiriz.

2020 yılı için değerlendirmenizi alabilir miyiz? Genel itibariyle sektörel anlamda 2021 yılından beklentileriniz nelerdir?

2020’nin ilk üç ayı kış dönemine denk geldiği için her yıl olduğu gibi durgun geçmekte idi. Mart ayında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de patlak veren covid-19 ile şaşkına döndük, bocaladık. Akabinde hastalığın etkisini atlatmaya çalıştığımız dönemde hafta sonu yasakları başlayınca insanların evlere kapanması ve birçoğunun yaz döneminde köylere çekilmesiyle bağ bahçe işlerine bakması ve evlerdeki tadilat, boya, hobi şeklinde uğraşlarla vakit geçirmek adına yapılan işlerden dolayı bizim sektör biraz daha hareketli geçti. 2020’nin sonlarına doğru işlerin yavaşlamasıyla hastalığın ikinci evresiyle başlayan tedirginlik, 2021 yılı başları itibariyle ileriye çok umutla bakamayacağımız sinyalini verdi.