koln

“Köklü bir Firma Olarak Fuara İlk Defa Katıldık ve Memnun Kaldık”

Yüksel Bey merhaba İstanbul Hırdavat Fuarı’na hoş geldiniz. Firmanız hakkında biraz bilgi vermek ister misiniz? Kaç yılından beri bu sektördesiniz?

Merhaba hoş bulduk. Biz bu sektöre rahmetli babamla başladık. Babam 1945’lerde memleketten İstanbul’a göç etmiş. Burada kürek, kazma sapı mesleği ile başlamış. O zamanlarda Türkiye’de resmi kurum olmadığı için 1968’de ilk kuruluşunu yapmış. Biz Eminönü esnafıyız. Eminönü o zaman Fatih vergi dairesine kayıtlı. Fatih vergi dairesinde 2828. mükellefmiş rahmetli babam. O zamanlar numaraları 0001’den başlayarak mükelleflere veriyorlarmış. Eminönü ve Sultanahmet falan komple hepsine Fatih vergi dairesi bakıyor o zaman. 2828. mükellef olarak ticarete başlamışız.

Sap Üretiminden İhracat ve İthalata…

Rahmetli babam işte sap işiyle uğraşıyordu. Kürek, kazma sapı, fırça sapı vs… Daha sonra işte bu ticaret yürüdü. Daha sonra rahmetli Özal ile beraber Türkiye, bir kabuk değiştirdi. Biz ondan sonra Irak savaşı patlamadan önce ilk ihracat dönemine biz rastladık. O zaman Irak’a b aşağı yukarı yılda 300 bin tane kazma ve kazma sapı ihracatı yapmaya başladık. Türkiye’de kimse ihracatı bilmezken biz ihracatı yapıyorduk. O zamanlar böyle internetle ihracat olmuyordu. Buradan kalkıyorduk gidiyorduk Ankara’ya dış ticaret müsteşarlığına evrakları düzenleyeceksin sonra Habur sınır kapısına gideceksin kapıda çıkış vereceksin. Şimdikine ithalat, ihracat yapıyorum diyorlar. Bilgisayarın başında yapıyor, bana oyuncak gibi geliyor. Oradan buraya derken sektörde büyüdük, daha sonra sektörde hırdavat sektörüne geçiş yaptık. Çünkü bizim imalatımızla hırdavat sektörü aynı sektördeydi. O sektörde devam ettik. Daha sonra bu ülkede şantiyecilik başladı, şantiye tedarikçiliği yaptık. Ondan sonra da işte tekrar iç pazarda büyümeye başladık.

Daha sonra Çin ile birlikte Türkiye’ye ithalat ürünler girdi. İthalatlara başladık, sonra artık yavaş yavaş kendi imalatımıza başladık. Çoğu ürünlerin artık imalatını yapalım, bu ülkede artık imalat yapan kazanacak, ülke öyle kazanacak. İşte belli bu ürünleri burada ACR markası ile sergilediğimiz ithal ürünler zaten kendini belli ediyor. Buradaki teller gibi, tekerlek gibi.

Çünkü kimyasal olduğu için Türkiye’de üretimi yok bunların. Onun haricinde burada gördüğünüz bütün ürünleri, tamamen yerli imalat şeklinde yapıyoruz. İmalat yaparken kendi ürünlerimizle beraber, bu sene bu kadar uzun bir geçmişi olan bir firma olarak ilk defa fuara katıldık. Ama fuar çok güzel geçiyor. İnsanlara böyle virüs var diye korkuttular ama ben dedim ki bir şey olmayacak ama çok şükür fuarımız çok güzel, ben memnunum. Belki ilk katıldığım için memnunum, eskileri bilmiyorum ama biz fuarcılığı aile şirketi yapımız olduğu için burada kardeşlerim, yeğenlerim ve oğlumla yapıyoruz. Şimdi gezip gördüğünüzde de çok güzel bir fuar oldu. Bundan başkası da olmazdı yani buna da şükürler olsun.

Röportajı izlemek için tıklayınız!